Cleopatra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cleopatra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2013 Çarşamba

1 tapinak 2 Tanri : KOM OMBO

1 tapinak 1 Tanri'nin...

KOM OMBO istisnaî...

1 tapinak 2 Tanri

Bir iyi Tanri.. Bir kotu Tanri...
Le bien et le mal


Biri sahin basli HORUS
Digeri timsah basli SOBEK



Kom Ombo Tapinagi hiç suphesiz ulasimi en kolay olani.
Nil kisiyinda, hemen dibinde...
Gemi demir aliyor, iniyoruz, karsiya geçiyoruz. Hemen orda.


Edfou Tapinagi'ndan hatirlarsiniz, kotu kalpli, su aygiri gorunumlu Seth, Horus'un gozunu çikarmisti.
Iste Kom Ombo Tapinagi'nda ilk kez ISIS'in HORUS'un gozunu yerine takma operasyonundan bahsediliyor.

Ve Horus'un gozu bugun dahi Misir'da ters R olarak Tip Bilimi'ni temsil ediyor.

Bir onceki yazimda soylemistim sezeryan dogumun nerden geldigini. Cleopatra'dan.
(Cleopatra'nin Cesarion'u dogurusu)

Bu konuyla ilgili ilk belgeler de yine Kom Ombo tapinagindaki duvarlarda...


Eski Misirlilar'in bilgisine, ongorusune hayran kalmamak mumkun degil.
Herseyi duvarlara yazmislar, herseyi herseyi...

365 gun ve "6 saati" bile onlardan soracagiz...

Misir'da yasam Nil nehrinin taskinliklarina, suyun hacmine bagli olarak dondugunden, eski Misirlilar, bir yili, uretimi baz alarak donemlere, aylara, gunlere ayirmislar.

Ve gunesin hareketlerine bagli olarak ilk takvimi gelistirmisler.

Bir çubuk koymuslar ve o çubugun etrafina dusen gunes isinlarini gozlemleyerek bir yili mevsimlere, aylara, gunlere bolmusler.
Ancak bakmislar ki her yil gunes, çubugun etrafindaki turunu tamamladiginda, isinlar hep çubugun minicik bir kare yanina dusuyor, tam ayni yere dusmuyor. Demek ki tam 365 gun degil.
Arta kalan 6 saati de bu sekilde tanimlamislar.

Kom Ombo Tapinagi'nda en begendigim arsivlerden biri de 1 yil boyunca, hangi mevsim, hangi ay topraga ve uretime dair neler yaptiklarini not ettikleri duvarlar.
Bunlar ne degerli belgeler boyle...



Bir de...

Kom Ombo Tapinagi'ni mutlaka gun batimina yakin gezin.
Isiklar yandiktan sonraki seyir muhtesem...
Tadina doyum olmuyor.
Insan ayrilmak istemiyor.
Bir de Nil'in uzerinde batan gunesi Kom Ombo'dan izlemek...

Boyle bir guzellige insan yerinden kimildamadan saatlerce bakabilir gibi hissediyor...


1 Nisan 2013 Pazartesi

Champollion'un soyundan gelen adamin hali bir baska oluyor

EDFOU TAPINAGI

Luxor ve Assouan sehirlerinin tam ortasinda bulunan Edfou'ya variyoruz.
Gemimizin onunde bizi bekleyen at arabalarimiza binip Edfou Tapinagi'nin yolunu tutuyoruz.

At arabasini sevgilim kullaniyor. Valla... Bir de baktim adamin elinden kapmis davalari, geçmis direksiyona... Atin kafasi ondan hafif yamuk, fark ettiniz mi?

(Gemimizi de kullanmak istiyormus, pilotun odasina gidecekmis, haydi bakalim hayirlisi... Normal bir erkek çocugu yani, anormal bir durum yok.)

 
Edfou Tapinagi hiç suphesiz Nil Nehri'nin en guzel tapinaklarindan biri...

Yunan kokenli kral-firavun olan Ptoleme'ler tarafindan insa edilmis bir tapinak.

Misir'daki olaylarin baslamasindan once igne atsan yere dusmez bir tapinak iken, biz ordayken, bizim gruptan baska hiçkimse yoktu...

Bu, tabi, bizim için rahat, ama onlar için içler acisi bir durum...


"Sahin" başıyla tanımlanan, Mısır Mitolojisi'nin en önemli Tanrıları'ndan Isis ve Osiris'in oğlu HORUS'un tapınağı burası.

Girişte ve her yerde şahin motiflerine rastlamak mümkün.


Mısır'da yönetimi nasıl Yunan Ptoleme'ler ele geçirdi ?

Ramses III, güçlü Mısır'ın son firavunudur.

Persler tüm Nil Vadisi'ni işgal altına alır.

Persler'in izini sürmekte olan Yunan kumandan Büyük Iskender bu sayede Mısır topraklarına, Nil Deltasi'na girer.

İskender, Persler'den kurtulmaya çalışan Mısırlılar tarafindan çok iyi karşılanır.
Hatta işgalci olarak değil, kurtarıcı olarak tanımlanır.

Bir firavun-kral muamelesi görür.

Böylece, bugün dahi Iskenderiye olarak geçen bölge ilk Yunan kolonisi olur.

Ne var ki Buyuk Iskender'in ölümünden sonra, Yunanistan - Hindistan arasında uzanan kocaman imparatorluğu generalleri arasında paylaştırılır.

PTOLEME, Büyük İskender'in çocukluk arkadaşıdır.
Ve Mısır'a talip olur.
Boylece Misir'i yönetmeye baslar.
Ve Misir firavunlarina esdeger Yunan Ptolemeler dönemi baslar.

Ptolemeler Misir toplumunun inanislarina, Tanrilari'na ve hatta mimari yapilarina sahip çikarak, sadik kalarak hukumdarliklarini surerler.

Edfou Tapinagi, Cleopatra'nin babasi XII. Ptoleme tarafindan tamamlanmistir.

(Arada Cleopatra'nin adini geçirince magazin haberi sunar gibi hissettim kendimi)




 

Rahipler'in tapinagin disinda oldugu zamanlarda yerlere un dokuluyor, içeriye birisinin girip girmedigini kontrol edebilmek için.

Tanrilar'in gucunu kullandiklarini soyleyerek halktan her daim adaklar, hediyeler aliyorlar.

Edfou Tapinagi'nda yemek tarifleri, parfum bilesenleri, bira yapimi hatta Fransizlar'in meshur kaz cigerinin tarifi bile var. 
Bakiniz tarifi burada yaziyor:


Valla yaziyor.
Burada kaz cigerinin tarifi varmis. En meshur parfumlerin ilk bilesenlerinin formulu varmis.

Hatta ve hatta... ilk bira yapimini Misirlilar gerçeklestirmis.

Ve bira tanimlarinda "heink" ifadesini bu duvarlarda kullanmislar...
Tanidik geliyor mu?

Krallarin ve Kraliçelerin adlari kartuslarin içinde yazili.

Su asagidaki silindir seklindeki seklin içinde bir Misir Krali'nin adi yaziyor. Bu sembol sadece firavun-krallara ait.

Ramses'ten, ya da Cleopatra'dan, ya da Ptolemeler'den bahsedeceksek isimleri bu kartuslarin içinde...

Edfou Tapinagi Cleopatra'dan çok bahsediyor, çunku onun donemine tekavul ediyor...

Asagisaki kartusta Ptoleme yaziyor.


Bunlar sadece resim degil, motif degil, çizgi degil. Bu bir dil. Burada birsey yaziyor...

Misir tapinaklari, piramitleri, mezarlari, her yeri birer çizgi roman...

Insanlarin binlerce yildir gelip gordugu "ne kadar guzel resimler" dedigi bu duvarlar aslinda bir arsiv, bir belgesel, bir ansiklopedi... Hersey yaziyor, hersey, hersey....

Binlerce yil bu duvarlarin konustugunu kimse fark edemiyor....

Taaaa ki Fransiz Champollion Rosette tasinin uzerindeki 3 dilde yazilmis yaziyi fark edene kadar...

1824 yilinda,
hem de tasin aslini Ingilizler'e kaptirmis olmalarina ragmen,
kopyasina bakarak Champollion fark ediyor ki bu tasin uzerinde ayni text 3 farkli dilde yazilmis:

Yunanca, Demotikçe (Eski Misir dili). Ve harfler yerine bir takim resimlerin kullanildigi dilce...

Anliyor ki bunlar resim degil.
Bu bir dil.
Burada ayni sey yaziyor. Yani bu resimler bir yazi. Yaninda Yunancasi olan ayni textin, bilinmeyen bu dilde yazilmis hali.

Ve boylece Hieroglifleri çozuyor...

Ve Champollion sayesinde, ancak 1824'ten sonra butun Misir yapitlarinda yazilanlar okunabiliyor...

Bu meshur Rosette tasi bugun Londra'daki British Museum'da sergileniyor.

CHAMPOLLION'un soyundan gelen adamin hali bir baska oluyor...

Rehberimizin verdigi birkaç ornek harfle sevgilim de Hieroglifleri çozdu...
Sonunda duvarlarin onunde durup ne olup ne bitmis, en azindan kimden bahsediliyor anlayabildik.

Eeee ne de olsa genlerinde var, Hieroglifleri çozmus adamin torunu...


Duvarlardaki yazilar nasil okunacak? :

Ya yukaridan asagiya, ya sagdan sola, ya soldan saga...

Ama asla asagidan yukariya degil !!!

Peki sagdan sola mi, soldan saga mi oldugunu nasil anlayacagiz?

Kus familyasindan gelen hayvan motiflerinin gagalarina bakarak...

Gagalar hep ayni tarafa donuk.

Bu demektir ki; gaganin dikine dogru, yani ters yonden okunacak.

Bilginize...


Sagi solu belli olmayan kadinlar gibi... : Philae

1 Tapinak 2 Tanri: KOM OMBO

Kalbiniz kus tuyunden hafif olsun...

Champollion'un soyundan gelen adamin hali bir baska oluyor...

Hâyâlimde timsahlarla dolu bir Nil var...

Misir hâyâl edebilecegimizin çok otesinde...