Isis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Isis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2013 Pazar

Sağı solu belli olmayan kadınlar gibi... : Philae




Görür görmez aşka inanır mısınız?

Ben inanırım...

Görür görmez aşık olduğum,
1 erkek var...
2 kadın var...
3 şehir var...

Görür görmez vurulduğum, ve çok yakında aşka da düşeceğimi bildiğim kişiler var, yerler var...

Philae Tapınağı bu yerlerden biri...

Değerli olduğu için ulaşılmasi zor herşey gibi...
Suyun üzerinde narince duran eşsiz bir Tanrıça gibi...
Baktıkça gözlerinizi kamaştıran, içinde bir tur attıkça başınızı döndüren, hikayesini dinledikçe aklinizi basinizdan alan, ne zaman ne yapacagi bilinmeyen, sağı solu belli olmayan kadınlar gibi...

Kurcaladıkça keşfedilen, gizli kapaklı bir sürü çekmecesi olan kutular gibi...

Philae...

Tanrıçalar Tanrıçası Isis'e adanmış, hiç şüphesiz en romantik tapınak...
Philae öyle hemen elinizin altında değil. Biraz uğraşmak, çaba sarfetmek gerekiyor.
Önce bir müddet otobüsle yol alıp limana varmak ve oradan Philae'ye gitmek için kayıklara binmek gerekiyor.



Philae'de yine Isis, yine Horus. Bu sefer bir Tanri'yla daha tanisiyoruz. Hathor.
Emzirme Tanriçasi. Cunku Horus'u emziren Isis degil, Hathor...

Isis'in Hathor'un emzirme ve huzur Tanriçasi olmasina dair duyduğu kıskançlık ve Isis'le Hathor arasında annelik ve emzirme rolünün kavgası var Philae'de...






Resimlerde vucut onden, yuz profilden. Neden?

Fark ettiniz mi bilmem, Misir yapitlarindaki butun vucutlar one dogru, sol ayak malum onde, ancak yuzler hep profilden...

Ben once bunu perspectif bilgisi eksikligi sandim.
Hani ne de olsa çizimlerdeki perspectif yetisi Mona Lisa tablosuyla falan gelismis birsey degil miydi?
Ne biliyim, oyle kalmis aklimda.
Ama bunun perspectifle falan alakasi yokmus. Mesele daha derinmis.
Meger oldukten sonra her canlinin bir dubloru olacakmis, ve o sizi profilden taniyacakmis...
Ve bedeninize girip yasayacakmis...

Her bilgiyi baska baska kaynaklardan okuyup tasdik ettikten sonra yaziyorum.

Ama bu bilgi için rehberimizin yalancisiyim.
Sevgilim pek inandirici bulmadi.
Ben de eglenceli buldum, yazayim dedim.


Philae Tapınağı'ni Misir'a kazandiran UNESCO'ya sonsuz teşekkürler...

1900'lu yillarda yapilan yeni baraj operasyonuyla beraber Philae sular altinda kalmis.
Tam 70 yil...

Unesco'ya yapilan nice teklif uzerine, ancak 1970'te tam 15 milyon $ tutarindaki bir operasyonla, Unesco suyun altindaki bu harikulade tapinagi, bu adaciga tasimis.

Ellerin dert gormesin UNESCO...

(Ne var ki, dunya mutlu olsun diye senin ellerin dert gormeye mecbur... Iyi ki varsin Unesco)

 
Sagi solu belli olmayan kadinlar gibi... : Philae

1 Tapinak 2 Tanri: KOM OMBO

Kalbiniz kus tuyunden hafif olsun...

Champollion'un soyundan gelen adamin hali bir baska oluyor...

Hâyâlimde timsahlarla dolu bir Nil var...

Misir hâyâl edebilecegimizin çok otesinde...


10 Nisan 2013 Çarşamba

1 tapinak 2 Tanri : KOM OMBO

1 tapinak 1 Tanri'nin...

KOM OMBO istisnaî...

1 tapinak 2 Tanri

Bir iyi Tanri.. Bir kotu Tanri...
Le bien et le mal


Biri sahin basli HORUS
Digeri timsah basli SOBEK



Kom Ombo Tapinagi hiç suphesiz ulasimi en kolay olani.
Nil kisiyinda, hemen dibinde...
Gemi demir aliyor, iniyoruz, karsiya geçiyoruz. Hemen orda.


Edfou Tapinagi'ndan hatirlarsiniz, kotu kalpli, su aygiri gorunumlu Seth, Horus'un gozunu çikarmisti.
Iste Kom Ombo Tapinagi'nda ilk kez ISIS'in HORUS'un gozunu yerine takma operasyonundan bahsediliyor.

Ve Horus'un gozu bugun dahi Misir'da ters R olarak Tip Bilimi'ni temsil ediyor.

Bir onceki yazimda soylemistim sezeryan dogumun nerden geldigini. Cleopatra'dan.
(Cleopatra'nin Cesarion'u dogurusu)

Bu konuyla ilgili ilk belgeler de yine Kom Ombo tapinagindaki duvarlarda...


Eski Misirlilar'in bilgisine, ongorusune hayran kalmamak mumkun degil.
Herseyi duvarlara yazmislar, herseyi herseyi...

365 gun ve "6 saati" bile onlardan soracagiz...

Misir'da yasam Nil nehrinin taskinliklarina, suyun hacmine bagli olarak dondugunden, eski Misirlilar, bir yili, uretimi baz alarak donemlere, aylara, gunlere ayirmislar.

Ve gunesin hareketlerine bagli olarak ilk takvimi gelistirmisler.

Bir çubuk koymuslar ve o çubugun etrafina dusen gunes isinlarini gozlemleyerek bir yili mevsimlere, aylara, gunlere bolmusler.
Ancak bakmislar ki her yil gunes, çubugun etrafindaki turunu tamamladiginda, isinlar hep çubugun minicik bir kare yanina dusuyor, tam ayni yere dusmuyor. Demek ki tam 365 gun degil.
Arta kalan 6 saati de bu sekilde tanimlamislar.

Kom Ombo Tapinagi'nda en begendigim arsivlerden biri de 1 yil boyunca, hangi mevsim, hangi ay topraga ve uretime dair neler yaptiklarini not ettikleri duvarlar.
Bunlar ne degerli belgeler boyle...



Bir de...

Kom Ombo Tapinagi'ni mutlaka gun batimina yakin gezin.
Isiklar yandiktan sonraki seyir muhtesem...
Tadina doyum olmuyor.
Insan ayrilmak istemiyor.
Bir de Nil'in uzerinde batan gunesi Kom Ombo'dan izlemek...

Boyle bir guzellige insan yerinden kimildamadan saatlerce bakabilir gibi hissediyor...


7 Nisan 2013 Pazar

Kalbiniz kuş tüyünden hafif olsun...

Bir gun sevgilime sordum:

- Sence sahiden Tanri var mi?
- Himmm... Bilmiyorum. Ama gerçekten varsa da bence tek basina degil."

Himmmm....
Bu konuda neye inanacagima henüz tam karar verememisken, bu çok Tanri'li dunya fikri kulağıma hoş geliyor.

Kocasının dağılan parçalarini toplayan o muhteşem kadın: Isis

OSIRIS - ISIS - HORUS

Hiç şüphesiz Misir mitolojisine damgasini vurmus Tanrilardan...

Osiris - Isis - Seth kardestir.
Osiris ve Isis ayni zamanda kari-kocadir.
Seth, su aygiri formunda Kaos Tanrisi'dir
Onlarin askini ve Osiris'in elindeki tahti kiskanan kardesleri kotu kalpli Seth aralarina girer. Ve Osiris'i (Ahiret Tanrisi) oldurur. Onu 14 parçaya ayirarak butun parçalarini Nil Vadisi'ne dagitir.

Isis kocasinin parçalarini teker teker toplayarak, birlestirir. Ve Osiris'i bir evlat olusturmaya yetecek zaman kadar canlandirir. Ve kocasiyla sevisir.

Bu birlesmeden Misir Mitolojisinin en onemli ogelerinden Gunes Tanrisi HORUS dunyaya gelir.

ISIS ise aşk, cinsellik, kadınlık, dişilik, annelik, doğurganlık, saflık ve mucize Tanrıçası olarak anılır.

Isis her yerdedir, her firavun mezarinda, her tapinakta, taç giyme merasiminde, "sonsuz hayat" sembolunu verirken gormek mumkundur.

Daha sonra Hiristiyan alemi, çok hayranlik duyulan, çok sevilen ve ornek alinan bu Tanriça'ya olan kitlelerin bagliligini kazanmak için, Isis'in cagristirdiklarini baska bir karakter altinda yeniden yaratir.

O da elbette ki Bakire Meryem olacaktir.

Isis ve Meryem, tek baslarina erkek çocuk doguran iki ustun kadin karakteri olarak birbirine benzetilir.


Hikaye burada bitmez.
Sahin basiyla sembolize edilen Horus büyür.
Ve Isis ona babasının intikamını alması gerektiğini söyler.
Horus ile Seth karşı karşıya gelir. Horus Seth'i ilk etapta yener.
Kayık üzerinde Horus ve arkadaşında Isis. Kayığın altında bir su aygırı (Hippopotam) figürü var görüyor musunuz? Işte o Seth.


HORUS'un GÖZÜ:

Ancak bir muddet sonra Seth yeniden guçlenir. Ve Horus'le karsi karsiya gelir.
Ve Seth Horus'un bir gozunu yerinden çikarir.

Horüs'un gözü, daha sonraki bütün Mısır uygarlığında hatta bugünku Mısır'da bile, TIP sembolu olarak yerini alacaktır.

Çünkü tarihteki ilk tibbi ameliyatı gerçekleştirerek Isis, Horüs'un gözünü yerine takar..

Bugun dahi, Mısır hastanelerinde, doktor reçetelerinde, ilaç kutularinda ters R harfi, yani Horus'un gözü, Tip Bilimi'ni ifade eder.

"SEZERYAN" doğum nereden geliyor? 

Tip demişken, bugun Sezaryan tarzi doğuma adını veren operasyon nereden geliyor biliyor musunuz?
Yine Mısırlılar'dan...

Tarihte ilk defa Cléopatra Cesar'dan olan bebeğini (küçük Cesar) Cesarion'u normal doğumla değil, karnı yarılarak içinden alınan bir operasyonla dünyaya getirir.

Bu operasyon ilk defa Cesarion'un doğumu için gerçeklestiğinden adına "Cesarienne" denir.

Bizim favori Tanrı'miz ANUBIS

Tanrilar'dan Tanri beğen...
Her kadin Isis olmak ister istemesine ama...

Bizim favorimiz ANUBIS.
Ölüm Tanrisi da denebilir, yaşam Tanrısı da...
Bizim ona olan sempatimiz asaletinden, dimdik duruşundan, ölüm kalım kararı verebilmesinden...

Ölüleri mumyalamaktan sorumlu, çakal kafalı, mezarlıklarin bekçisi : Anubis

 
Neden sol ayak onde ?

Asil Anubis'in kendine has bir durusu var.
Sol ayağı her zaman önde. Neden?

Anubis, ölüleri yargılamaktan ve öldükten sonra onları mumyalamaktan sorumlu.
Yani sadece ölülerle uğraşıyor.

Bu nedenle sol ayağı önde.
Çünkü sol ayak hayat demek.
Kalbimiz solda bulunduğu için, sol ayakla öne doğru hamle yapmak "yaşam"ı ifade ediyor.

Bu nedenledir ki, bugün bile, resmi ve askeri yürüyüşler önce sol ayakla başlar.

Öldükten sonraki "Yargı Anı"

Öldükten sonra hepimizin yargılanacağı an var ya, işte içinde yine Anubis var.

 

Kalbiniz kuş tüyünden bile hafif olmalı

Anubis ölmüş birinin kalbini alıyor.
Terazinin bir tarafina koyuyor.
Terazinin diğer tarafina da bir kuş tüyü koyuyor.
Terazinin hemen yanında ise bir aslan bekliyor.

Eğer kalp kuş tüyünden ağır gelirse yandaki aslan kalbi yiyor.
Eğer kalp kuş tüyünden hafif gelirse Anubis ölüyü Horüs'e teslim ediyor.
Ve Horüs te onu cennete götürüyor...

Kıssadan Hisse : Kalbiniz kuş tüyünden hafif olsun...



Sagi solu belli olmayan kadinlar gibi... : Philae

1 Tapinak 2 Tanri: KOM OMBO

Kalbiniz kus tuyunden hafif olsun...

Champollion'un soyundan gelen adamin hali bir baska oluyor...

Hâyâlimde timsahlarla dolu bir Nil var...

Misir hâyâl edebilecegimizin çok otesinde...