Bir Dragondur gidiyor...
Singapur'un en onemli organizasyonu Chingay 2018'te gerçeklesecek dragon dans performansi için gonullu araniyor ilanini gordugum anda gonulden yazdirdim adimi dragona..
Bir Dragondur gidiyor. Guce dair ne biliyorsak yukledik dragona...
Game of Thrones'a fazla mi kaptirdik kendimizi acaba? Khalessi'nin gucu basimizi dondurdu, bizi bizden aldi, almadi mi?
Yoksa zaten dragon senesinde dogarak bir gonul bagi mi kurduk, bu gerçek olamayacak kadar masalsi, yakip yikan, kendinden baska bir guç tanimayan bu yaratikla?
Bir Dragondur gidiyor...
Sanki butun yollar ona çikiyor.
Spor musabakalarina olan ilgimi, sevgimi herkes bilir.
Su donemdeki aktif tum profesyonel sporcular içinde oyle biri var ki bayiliyorum ona, olup bitiriyorum, sirf onun için o kadar istedim ki Avrupa Sampiyonu olmalarini... Tarihlerinde bu bir ilk. Oldular!.
(Bir seferinde soylemistim, butun dileklerim gerçeklesir benim. Bunu en iyi ugur bocekleri bilir..)
Sen bir adam sev, ve onun da lakabi Dragon olsun. Bilmiyordum. Sampiyon olduktan sonra ogrendim.
Yuh!!! derler adama. Ama demiyorum. Dragon çagiriyor sadece. Biliyor.
Dragon çagirdi. Chingay 2018 geçidinde onu tasiyanlardan biri olmami istedi.
Mesakkatliydi biraz, 2 ay boyunca her hafta çalismasi vardi. Gittik, geldik.
Benden baska yabanci yoktu. Ve hatta butun çalismalar Cince oluyordu, sadece benim için Ingilizce konusuyorlardi. Onemi yoktu. Dragon ordaydi. Butun bunlar zaten onun için degil miydi?
Gun geldi çatti.
One Nation, One Singapore anonsu altinda, bizler dragonun vucudunun altinda basladik yurumeye.
Herkes alkisliyor, biz elimizde sopalar dragonu tasiyoruz, yuruyoruz. Isiklar yaniyor, sonuyor, muzikler degisiyor. Biz yuruyoruz. Gosteri alani yikiliyor, belli ki herkes çok egleniyor.
Ozlemin cemresi ilk o aksam dustu kalbime...
Singapur'a geldigimden beri Paris'i hiç ozlemedim, burada mutluyum diyordum.
Mutluyum mutlu olmasina ama... Cok ozlemisim...
Stad yikiliyor. Biz yuruyoruz. Herkesin yuzunde tebessum, pasparlak bir gurur...
Benimse aklimda baska yerler, baska dusunceler vardi.
Neredeydim, burasi neresiydi, bu insanlar kimdi, ben su anda ne yapiyordum, bu Dragon da neyin nesiydi?... Elimdeki sopayi orada oylece birakip gitmek, kosmak geldi içimden. Koskoca dragon bu, sirf ben bir sopayi biraktim diye yikilacak hali yok ya? O degil mi tas ustunde tas birakmayan? Vazgeçtim.
Dragon'un kafasinin hemen altindaki sopaydi tuttugum. Birakip gidemezdim, soz vermistim bir kere sonuna kadar tasiyacaktim. Oyle de yaptim. Insanlar verdikleri sozler, onlara duyduklari sorumluluk kadar olçulur. Bu, bugun olmasa, bir gun bir baska yerde ayaginiza dolanir. Onemli olan kuçuk çalimlari atmak degil.
Bir Chinese New Year canli canli yasayarak gelip geçti.
Bende çok daha coskulu buyuk duygular uyandiracak sandim, oyle olmadi. Onun yerine baska duygular uyandi.
Uyanan Dragon degil. Aman onu elemeyin.
Uyanmasin...
Dragon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dragon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Şubat 2018 Çarşamba
Chinese New Year
Libellés :
Chinese New Year,
Dragon,
Hayata dair,
Singapore,
Singapur Günlüğü
25 Aralık 2016 Pazar
Dragon
Kocam bir gün bana dedi ki; sen böyle çok iyisin, hoşsun, çok tatlısın, çok eğlencelisin falan ama...
( "but" is a great eraser, bunu atladığını hiç sanmıyorum)
Senin içinde bir dragon yaşıyor.
Genel olarak uyuyor.
Her zaman değil, canını sıkan her olayda, her meselede değil, ama bazen hiç tahmin edemediğimiz bir anda uyanıyor o dragon ve ateş saçıyor, yakip geçiyor...
Burçlarla ilgili biri değilim. Hatta hiç bilmem. Hatta bana burcumun sorulmasını bile komik bulurum.
Anca aslan, yay, koç, başak, ikizler, ve yengeç burçlarını, o da en yakın aile bireylerim bu burçlardan oldukları için kulaktan dolma bilgilerle bilirim.
Ne tuhaftır ki, en yakın arkadaşlarım dediğim insanlar da tam bu burçlara sahip.
Dolayısıyla gidip bir terazi burcunu ya da ne bileyim bir oğlak burcunu merak etmemişim hiç, bilmiyorum.
Geçen gün Singapur'da biriyle sohbet ediyorum... çok enteresan birşey anlattı bana.
Bir de Çin takvimine göre başka burçlar var biliyorsunuz. 12 aya dağılan burçlar yerine onlarda her yıl ayrı bir burç yılı oluyor. Dolayısıyla her burç 12 yılda bir geliyor. Yani aynı yılda doğan herkes aynı burca sahip oluyor.
Buraya kadar tamam...
Ancak bu Çinliler'in bir dragon takıntısı var. Hem de ne biçim var...
En son 2000 ve 2012 yıllarında geldi dragon yılı ve o yıllarda Singapur'da resmen nüfus patlaması olmuş. Ondan birkaç sene önce evlenen ya da çocuk yapmayı planlayan genç çiftlerin hepsi bu "proje"yi dragon senesine bırakmışlar ve çocuğu dragon olsun diye bu kadar yırtındıktan sonra, doğal olarak onu takip eden senelerde, kreşlerde, hastanelerde, okullarda yer bulmakta halk olarak epey zorlanmışlar. Bu nedenle devlet, 2024'te de aynı şey yaşanmasın diye şimdiden önlemler almayı düşünüyormuş.
Valla... ne diyeceğimi bilemedim. Yani bildim de, sözlere nasıl dökeceğimi bilemedim.
Hasbelkader dragon senesinde doğmuş bir ejderha - aslan olarak söylüyorum, illa ki dragon yapacaksanız çocuğunuzu bari aslan burcunun üzerine yapmayın.
Bak söylüyorum, bu iki burç beraber olabilecek yapıya sahip değil, ikisinin birleşimi çok tehlikeli, kimyasal silahlar kadar yıkıcı etkileri olabiliyor.
O dragon bir kere uyandı mı uykusundan, aslan onu yatıştırabilecek iyi bir takım arkadaşı değil. Bunlar anca birbirini doludizgin uçurumdan atlarcasına gaza getirirler.
Yani aslan kendi egosundan sıyrılıp, "Bak dragon kardeş neden böyle yapıyorsun bu zavallı insancıklara, onları yakıp yıkıyorsun, yazıktır, bir dur." diyebilecek biri değil.
O anca, sen misin kral, ben mi, haydi bakalım hodri meydan, deyip dragonla taş üstünde taş bırakmama yarışına girer. Ve bu bedende hem bir aslan hem bir dragonla yaşamak zorunda olan siz de "kontrolsüz güç, güç değildir" lastik reklamını hatırlar, bunları bir dizginlemeye çalışır, o dragonu tekrar uyutana kadar büyük kayıplar vermiş olursunuz. Haaa kazanıyormuşsunuz gibi gözüken durumlarınız da olur ama...
Einstein'ın dediği gibi "Bir kavganın kazananı yoktur. Ya kaybedersiniz, ya daha çok kaybedersiniz."
Mesela, dragon bir balık burcuyla işbirliği içinde olsa...
Aman dragoncuğum ne o öyle oraya buraya ateş saçmak, gel benimle suya, ateşini söndür, dalgalara karşı güle oynaya yüzelim, dese... Bak o dragon dayanabilir mi hiç bu teklife ? O da bıkmış aslında ateşin ta kendisi olmaktan. Bir suya atlar söndürür ateşini işte, mis!!!
Yalnız bir baktım da, 2017 Çin takviminde yılan senesiymiş.
Yılan !
Yılan yani, bizim bildiğimiz yılan değil mi bu?
Şimdi sana burcunu soracak yarın öbür gün aşık olduğun kadın, burcun ne? Yılan
Yani ne bileyim yahu, kim yılan olmak ister?
Diğer burçlar da çok iç açıcı değil. Kedi var mesela, maymun var...
Düşündüm de...
Dragon iyiymiş.
Aslanın üstüne de olur, neyse..
En fazla dragonu uyandırmazsınız olur biter. Ne var?
( "but" is a great eraser, bunu atladığını hiç sanmıyorum)
Senin içinde bir dragon yaşıyor.
Genel olarak uyuyor.
Her zaman değil, canını sıkan her olayda, her meselede değil, ama bazen hiç tahmin edemediğimiz bir anda uyanıyor o dragon ve ateş saçıyor, yakip geçiyor...
Burçlarla ilgili biri değilim. Hatta hiç bilmem. Hatta bana burcumun sorulmasını bile komik bulurum.
Anca aslan, yay, koç, başak, ikizler, ve yengeç burçlarını, o da en yakın aile bireylerim bu burçlardan oldukları için kulaktan dolma bilgilerle bilirim.
Ne tuhaftır ki, en yakın arkadaşlarım dediğim insanlar da tam bu burçlara sahip.
Dolayısıyla gidip bir terazi burcunu ya da ne bileyim bir oğlak burcunu merak etmemişim hiç, bilmiyorum.
Geçen gün Singapur'da biriyle sohbet ediyorum... çok enteresan birşey anlattı bana.
Bir de Çin takvimine göre başka burçlar var biliyorsunuz. 12 aya dağılan burçlar yerine onlarda her yıl ayrı bir burç yılı oluyor. Dolayısıyla her burç 12 yılda bir geliyor. Yani aynı yılda doğan herkes aynı burca sahip oluyor.
Buraya kadar tamam...
Ancak bu Çinliler'in bir dragon takıntısı var. Hem de ne biçim var...
En son 2000 ve 2012 yıllarında geldi dragon yılı ve o yıllarda Singapur'da resmen nüfus patlaması olmuş. Ondan birkaç sene önce evlenen ya da çocuk yapmayı planlayan genç çiftlerin hepsi bu "proje"yi dragon senesine bırakmışlar ve çocuğu dragon olsun diye bu kadar yırtındıktan sonra, doğal olarak onu takip eden senelerde, kreşlerde, hastanelerde, okullarda yer bulmakta halk olarak epey zorlanmışlar. Bu nedenle devlet, 2024'te de aynı şey yaşanmasın diye şimdiden önlemler almayı düşünüyormuş.
Valla... ne diyeceğimi bilemedim. Yani bildim de, sözlere nasıl dökeceğimi bilemedim.
Hasbelkader dragon senesinde doğmuş bir ejderha - aslan olarak söylüyorum, illa ki dragon yapacaksanız çocuğunuzu bari aslan burcunun üzerine yapmayın.
Bak söylüyorum, bu iki burç beraber olabilecek yapıya sahip değil, ikisinin birleşimi çok tehlikeli, kimyasal silahlar kadar yıkıcı etkileri olabiliyor.
O dragon bir kere uyandı mı uykusundan, aslan onu yatıştırabilecek iyi bir takım arkadaşı değil. Bunlar anca birbirini doludizgin uçurumdan atlarcasına gaza getirirler.
Yani aslan kendi egosundan sıyrılıp, "Bak dragon kardeş neden böyle yapıyorsun bu zavallı insancıklara, onları yakıp yıkıyorsun, yazıktır, bir dur." diyebilecek biri değil.
O anca, sen misin kral, ben mi, haydi bakalım hodri meydan, deyip dragonla taş üstünde taş bırakmama yarışına girer. Ve bu bedende hem bir aslan hem bir dragonla yaşamak zorunda olan siz de "kontrolsüz güç, güç değildir" lastik reklamını hatırlar, bunları bir dizginlemeye çalışır, o dragonu tekrar uyutana kadar büyük kayıplar vermiş olursunuz. Haaa kazanıyormuşsunuz gibi gözüken durumlarınız da olur ama...
Einstein'ın dediği gibi "Bir kavganın kazananı yoktur. Ya kaybedersiniz, ya daha çok kaybedersiniz."
Mesela, dragon bir balık burcuyla işbirliği içinde olsa...
Aman dragoncuğum ne o öyle oraya buraya ateş saçmak, gel benimle suya, ateşini söndür, dalgalara karşı güle oynaya yüzelim, dese... Bak o dragon dayanabilir mi hiç bu teklife ? O da bıkmış aslında ateşin ta kendisi olmaktan. Bir suya atlar söndürür ateşini işte, mis!!!
Yalnız bir baktım da, 2017 Çin takviminde yılan senesiymiş.
Yılan !
Yılan yani, bizim bildiğimiz yılan değil mi bu?
Şimdi sana burcunu soracak yarın öbür gün aşık olduğun kadın, burcun ne? Yılan
Yani ne bileyim yahu, kim yılan olmak ister?
Diğer burçlar da çok iç açıcı değil. Kedi var mesela, maymun var...
Düşündüm de...
Dragon iyiymiş.
Aslanın üstüne de olur, neyse..
En fazla dragonu uyandırmazsınız olur biter. Ne var?
Libellés :
aslan,
Çin takvimi,
Dragon,
Singapur,
Singapur Günlüğü
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

