Pacific Okyanusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pacific Okyanusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2012 Pazar

13 Ekim 2011 günü ben yaşamadım

Ben bugün hayatimdan bir gun kaybettim.

Ustelik onu yasayarak, hoyrat kullanarak, hani mecazi anlamda da değil, bayaa bayaa yaşamayarak kaybettim.

Ben 13 Ekim 2011 gününü, Pacific Okyanusu'ndaki Date Lane üzerinde kaybettim.

Evet ben o gün yaşamadım.
Dünyadaki hiçbir olaydan ben mesul degilim.
Hiçbir olaya kelebek etkisi yapamadim. Çünkü ben o gün yaşamadim...

12 ekim ogle vakti Honolulu'dan Tokyo'ya gitmek uzere uçagimiza biniyoruz.
Ve Pacific Okyanusu uzerinde bulunan Date Lane'in uzerinden geçiyoruz.

Iste tam Pacific uzerinde bir gun kaybediyoruz.

Devamli batiya giderek zamanin onune geçiyoruz.

Biolojik saatime gore ben su anda 12 ekim çarsamba aksamindayim.
Ve Fransa'nin 12 saat gerisindeyim.
Fransa su anda 13 ekim gunune yeni basliyor.

Bizim bu dunya turumuzun mantigi suydu: Devamli batiya gitmek.
Yola çiktigimiz andan itibaren hep batiya dogru ilerlemek.

Duz, en basit cografya bilgimizle hatirlayalim: Gunes dogudan dogar, batidan batar.

Dolayisiyla bu Date Lane'in dogusuna geçince bir gun geri gidiyorsun.
Batisina geçince de 1 gun ileri...

Ileri çunku gunes ilk senin bulundugun noktada batacak, geri çunku gunes ilk senin bulundugun noktada dogacak.

Galileo'yu idam eden kilise takimi hayatlarinda hiç dunya turu yapmamis. Belli oldu.

Galileo'nun "dunya yuvarlaktir" tan ne demek istedigini bizzat yasamis biriyim.
Bir noktadan çikip devamli ayni yone dogru giderseniz ilk noktaya varirsiniz.

Iste demis adam, bilmis.
Yazik garibimi nasil idam ettiler boyle dedi diye.
Belli oldu ki Galileo'yu idam eden kilise takimi hiç dunya turuna çikmamis.

Dunyayi arkadan dolanarak zamanin onune geçtik.

Biz Honolulu'dayken Fransa'nin batisindaydik.

Devamli batiya gitmeye devam ettirdigimiz için dunyayi arkadan dolandik.

Ve boylece Fransa'nin dogusuna geçmis olduk.

Yani biz Honolulu-Tokyo arasinda uçarak zamanin onune geçtik.

Birim olarak sadece 5 saat fark var arada. Biolojik saatimize gore su anda 12 ekim gecesindeyiz ancak Tokyo'da su anda 13 Ekim tamamlanmak uzere. Yani biz 13 Ekim 2011 gununu yasamadik.

Kendimi zamanda yolculuk yapmis gibi hissediyorum.
Teknik olarak anlasilsa da yasarken yine de tuhaf bir yani var.

Fark ettiniz degil mi, bunu anlamak ve anlatmak için cebellestim ben.

Aslinda bu yaziyi kendim için yazdim ben.
Kendim anlamak için...

Guzel yazi oldu bence.

Kafama takilan birsey olursa donup donup okurum artik...


Dunya Turu (8) HAWAII

Dunya Turu (7) LOS ANGELES

Dunya Turu (6) SAN FRANCISCO

Dunya Turu (5) ROAD TRIP ( Grand Canyon, Zion Canyon, Bryce Canyon Monument Valley, Yosemite...)

Dunya Turu (4) LAS VEGAS

Dunya Turu (3) BAHAMAS

Dunya Turu (2) MIAMI

Dunya Turu (1) Balayi


2 Kasım 2012 Cuma

Cennet Hawaii olmalı...

 5 Ekim 2011

Hawaii adalarından O'hau'da şahane bir 3 gün...

Bugun Honolulu'dan minik bir uçağa binip cennete uçacağız.
MAUI adasinda 2 hafta geçireceğiz....

Yarım saat okyanusun üstünde sallana sallana uçtuktan sonra varıyoruz Maui Adası'na.
 
  
Cennet diye bir yer varsa orasi HAWAII olmalı...

Araba kiralamak üzere soluğu Avis'te alıyoruz.
Road Trip'ten beri sevgilimin aklı Mustang'te kaldı. Ama Hawaii'de bir adadayız. İki parça kıyafetle, plaj çantasıyla atlayıp o koy senin benim bu koy benim gezeceğiz bütün gün. Küçük sevimli bir araba bize yeter diyoruz.

Ve arabamıza binip 5 dakika ötedeki Mahana at KANAPALI'de bulunan rüya gibi otelimize, pardon, evimize yerleşiyoruz.

Sihirli sözcük balayı... 

Açmadığı kapı, bizi uçurmadığı yer yok.

Resepsiyondaki kızın bize verdiği oda cennetten bir kat olmalı.
Bir kere odamızda bir evde bulunan hersey var. DVD, çamaşır makinesi bile var.


Hayatin gerçekliginin kaç boyut ötesindeyiz, bilmiyorum...

Daha da etkileyicisi... Odamiz Pacific Okyanusu'nun dibinde.
Cümleyi tekrar söylüyorum. Odamız sadece Pacific Okyanusu'na bakıyor değil.
Pacific Okyanusu'na yalnizca 5 adım uzakta. Dibindeyiz.
Ve... Odamız, en güzel odaların bulunduğu zemin katta, çimenlere, bahçeye direk açılan bir terasa sahip. İki girişi var. Ana binaya bağlı ve bahçeye bağlı. Mükemmel.

Akşam 18 oldu mu güneş, o muazzam yuvarlak cüssesiyle, kırmızı, sarı, turuncu neredeyse bütün renkleri seçebileceğimiz kadar yakınımızda. Karşımızda...
Batıyor....

Bugünlük benden bu kadar, haydi artık gecenin tadını çıkartın, ben gidiyorum diyor.
Haaaa gitmeden önce de size renklerden bir şölen yaparım, öyle sessiz sedasız gitmem, diyor. Beni izlemek için sıraya girersiniz, en güzel yeri seçersiniz, fotoğraflarımı çekersiniz, yarın olsa da yine gelsem diye beklersiniz, beni görmeye nerede olsam gelirsiniz, blinçsizce bana zarar verirsiniz ama yine de varlığıma şükredersiniz...
Biliyorum. Görkemli bir şekilde batıyorum işte. Tadını çıkarın. Balayındaysanız daha da çok çıkarın. Yarın görüşmek üzere...
Bana müsade.


Ve güneş batar batmaz karanlık her yeri ele geçiriyor.
Güneşin hükümranlığını, bir o kadar huzur veren zifiri karanlık devralıyor.

Hayatın gerçekliğinin kaç boyut ötesindeyiz? Hangi gerçeklikteyiz? Hiç bilmiyorum.
Sanal bir dünyada kaybolduk sanki... Alice Harikalar Diyari'nda gibiyiz.
Burasi Hawaii, Maui, Kanapali, odamizin önündeki, Pacifigin dibindeki bu eşsiz manzara, kendimize ait bahçedeki bu teras gerçek olamayacak kadar kusursuz...
Rüya gibi...

LAHAINA'da romantik bir akşam yemeği

Ada hayatı böyle. Akşam erkenden iniyor. Gün erken bitiyor, erken başlıyor.
Günbatımını izledikten sonra arabamıza atlayıp Kanapali'ye en yakın şehre akşam yemeğine gidiyoruz. Lahaina. Bildiğimiz turistik bir şehir burası. Mağazalar, mağazalar...

Cok cici bir restaurant bulduk. Denize nazır, dalga sesleri eşliğinde...
Bir de canli muzik var. Hawaii müziklerini bilirsiniz. Insanin kafasini uyuşturan, sanki melodi hiç değişmiyormuşçasına çalınıp giden, yumuşacık bir müzik...
Bu müziği duyar duymaz anında gevşiyor insan. Hele hele okyanusun dibinde, sevdiğin kişiyle yemek yiyor, şarap içiyor ve arkadan derin derin gelen dalga seslerini de işitiyorsan...

Bu güzel ortamı içimize çekmek icin yemekten once oraların meşhur kokteylı MAI TAI alıyoruz, ve işte Hawaii'deyiz. Daha çok çekeyim içime, çıkmasın...

Yemekten sonra da aşk ve meşk içinde Lahaina'da dolaşıyoruz.

Bir de dünyevî meseleler var tabi ki. Kendimizi büyük bir supermarkete atıyoruz. Kocaman bir alışveriş yapıyoruz, buzdolabımızı dolduruyoruz. Ve Mahana'daki evimize geri dönüyoruz.

Bugün Maui'deki ilk günümüz.

Böyle bir sarhoşluk, bir mayhoşluk, bir kendinden geçme durumu hakim...
Şimdiden hissediyorum.

Buradan ayrılmak çok zor gelecek...


Hawaii'den giderken...

Sevince zaman çabuk geçmez..

HULA Dansi

Ciplaklar plaji

Adada hayat bir baska guzel

Sadece ask var...

Cennet HAWAII olmali...

Honolulu Waikiki Plaji



Dunya Turu (7) LOS ANGELES

Dunya Turu (6) SAN FRANCISCO

Dunya Turu (5) ROAD TRIP ( Grand Canyon, Zion Canyon, Bryce Canyon Monument Valley, Yosemite...)

Dunya Turu (4) LAS VEGAS

Dunya Turu (3) BAHAMAS

Dunya Turu (2) MIAMI

Dunya Turu (1) Balayi