Noel havası aralık ortalarında başlar ocak ortalarına kadar sürer bizim buralarda...
Noel hediyelerimizden biri de, işte tam noel zamanı Paris'e gelen Cirque du Soleil gösterisiydi. Kooza.
Perşembe akşamı Boulogne'daki Grand Chapiteau sirk alanına doğru yola koyuluyoruz.
Yerimiz şahane, hemen sahnenin önündeyiz.
Cirque du Soleil'in, Las Vegas'ta gördüğüm 4-5 gösterisinin ardından hayranı olduğumu, yaptıkları işi çok beğendiğimi söylemiştim.
Herşey Canada'daki ana evlerinde hazırlanıyor. Büyük bir çadır var, seçmeler orda yapılıyor, kareografiler orda belirleniyor ve hatta kostumler orada dikiliyor, orada deneniyor yani tüm oyun ilk defa orda oluşturuluyor.
Sonra bu gösteriler ya dünyaya satılıyor turneler halinde, ya da direk olarak Las Vegas'taki casinolara satılıyor, tabi ki de exclusitivity'si ile beraber.
Malum, her Cirque du Soleil gösterisi Vegas'taki en fazla gelir getirecek casinolara satılamıyor, hal bu olunca bazı gösteriler dünya turnesi odaklı tasarlanıyor.
Cirque du Soleil Kanadalı sokak sanatçısı Guy Laliberté'nin biri finansçı diğeri sanat yönetmeni iki arkadaşıyla beraber kurduğu bir sanat fabrikası... Klasik sirk anlayışının dışına çıkarak sirklerinde felsefe olarak hayvan kullanmayan, sadece insan performansina değer veren bir kurum.
KOOZA
Kooza, Cirque du Soleil'in orijinal sirk anlayışına ve sirkin kökenine döndükleri bir gösteri.
Geleneksel sirk conceptinin iki dalını bu gösteriyle bünyesinde birleştiriyorlar:
Akrobatik Performans ve Palyaççoluk Sanatı
Concept: The Innocent
Cirque du Soleil gösterilerinden tecrübeliyiz, her gösterinin bir teması oluyor.
Kooza'nın teması "Masum".
Bu dünyada yerini bulmaya çalışan, masum ve biraz aptal-komik bir karakterin gösteri boyunca akrobatlarla olan "komik", eglenceli yolculuğu...
Kooza'ya dair yapabileceğim en büyük eleştiri zaten gosterinin temelinde yani konseptinde.
Bir kere Kral gibi, soytarılar gibi, pickpoketçı ve bad dog gibi animasyon yaratması beklenen, akrobatlar ve esas göstericiler hazırlanırken sahneyi oyalaması beklenen figürlere gösteri dahilinde gereğinden ve haddinden fazla yer verilmiş olmasi.
Yani zaten son derece kısa süren bu gösteride kralın ve soytarısının o pek te komik olmayan performansını izlerken çoğu zaman sıkıldım ne yalan söyleyeyim.
Bence çok uzun ve gereksizdi.
Gösterinin içeriğine gelince...
Şimdi yiğidi öldür hakkını ver.
Gösterideki en en en mükemmel bölüm benim için üç Çinli kızın o elastik gösterisiydi. O nasıl bir sırt öyle... Sanki kemik yok, kas yok tamamen her yöne kıvrılabilen, eğilip büküleblien bir lastik.
Insan vücudunun esneklikte sınır tanımadığı dudak uçuklatan bir bölüm.
Kostümleri de böyle asker desenli gibi alacalı bulucalı bir desen olunca kimin kolu, kimin bacağı, kimin sırtı nerde, kim kimin üzerinde eğildi, büküldü, büzüldü, kaybolduk bir ara resmen.
Olağanüstü bir performanstı.
Bu Çinli kızlardan sonra en beğendiğim tramplenden atlamalı akrobatik gösteriler oldu.
Hemen hemen tüm akrobatların kullanıldığı havada bilmem kaç salto attıktan sonra birinin omzuna düştükleri gösteri. Ve hatta ayaklarında büyük sopalarla bile atladıkları gösteri. Gerçi çok ta hata yaptılar. Elbette çok zor hareketler ama söz konusu Cirque du Soleil olunca hatayı tolere etmekte zorlanıyor insan. Yine de çok iyiydi.
Bir ipte iki cambaz oynamaz diyen atalarımıza inat iki cambazın ip üzerinde segiledikleri gösteri ve
çemberlerle dans eden kızın özellikle transparan kıyafetiyle yaptığı gösteri fena değildi. Gösteriden çok kızın vücudunu izlemişiz hepimiz, çıkınca tek konuştuğumuz o oldu gösterisine dair.
Tek tekerlekli bisikletin üzerinde kızı evirip çeviren çeşitli akrobatik hareketlerle dans eden adamın gösterisi de en başta etkileyiciydi ama sonra fazla tekrarlara dayanan bir performanstı. Fena değildi.
Bunun dışındaki diğer performanslar şu ana kadarki tüm sirk tecrübelerime dayanarak söylüyorum çok ortalamaydı. Ama herkes benim gibi düşünecek diye birşey yok; benim çıtam yüksek, beklentilerim büyük...
Bir kere buradan Cirque du Soleil yöneticilerini içtenlikle kınıyorum, zira elimizdeki gösteri programından tam üç performans eksik sundular gösterilerini.
Yuvarlak şişme balonlar üzerinde yapılan gösteri yoktu.
Trapezden atlama gösterisi yoktu.
Ve her zaman bir sirk gösterisinde sona saklanan, ölüm tekerleği performansi yoktu.
Ki bu ölüm tekerleği, bu tarz gösterilerin lokomotifi gibidir. Kapanış onunla yapılır ve herkes nefes nefese, soluğunu tutarak izler. Bundan mahrum kaldık. Neyse ki iki hafta önce Pinder Sirki'nde bu gösterilerden şahane bir tane izlemistik.
Üç bölümü eksik sundular.
Gösteri tam 20'de başladı. Tam 22'de bitti.
Bu 2 saate verdikleri 20 dakika ara ve esasen göstericiler hazır olana dek bizi oyalamak üzere orda bulunan palyaço animasonlarının uzun showları dahil.
Bu iki saatten benim çıkardığım sonuç Cirque du Soleil diye her gösteriye atlamamak, ya da büyük bir beklenti içine girmemek.
Ya da... Las Vegas'a tekrar yolum düşsün diye önüme çıkan her dilek ağacına bağlanacak çaputları şimdiden bir kenarı koymak.
Zira Kooza beni hiç kesmedi...
Ama yine de Cirque du Soleil yani, ne kadar kötü olabilir ki?
Siz yine de bulmuşken kaçırmayın derim.
KOOZA
Cirque PİNDER
Neredeyse Cirque du Soleil Water THE DREAM
Cirque du Soleil Beatles : LOVE
Cirque du Soleil Sensual . ZUMANITY
Cirque du Soleil Ppwer: MYSTERE
Cirque du Soleil Epic: KA
akrobatik gosteri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akrobatik gosteri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Ocak 2014 Cumartesi
19 Ağustos 2013 Pazartesi
"Neredeyse" Cirque du Soleil : THE DREAM
Tam bir Cirque du Soleil muptelasiyim.
Hatta zamanla, sirayla, yavas yavas butun gosterilerini gormek iddiasindayim.
Toplamda 19 gosterileri bulunuyormus. Hayat uzun. Acelem yok...
Simdiye kadarki performansim hiç te fena degil.
Cirque du Soleil'in sadece ve sadece Las Vegas'taki casinolarda sahne alan exclusive showlarini kaçirmadim.
Vegas'ta çikan, Cirque du Soleil'in 7 gosterisinden 4'unu gorme sansina eristim.
5.'si de "neredeyse" Cirque du Soleil...
- Cirque de Soleil'in "sensual" yuzu Zumanity kuskusuz en orjinal olani
- Cirque de Soleil'in enerjik ve akrobat yuzu Mystère (Treasure Island)
- Cirque du Soleil'in genç, çilgin, aykiri, hippi yuzu Love / Beatles (The Mirage)
Oyle bolumler var ki, odaklanabilecegimiz bir merkez yok. Sahnenin bir suru farkli farkli noktalarinda farkli seyler oluyor.
Dikkatiniz belli bir yerde toplanamiyor, zira ayni anda bircok sey sunuluyor.
Bir de oyle bolumler var ki, mesela 2 adamin birbirini tasiyarak yaptiklari insana kucuk dilini yutturacak tarz gosteriler... Iste o zaman degil baska bir yerde hareket olsun, sahnede cit bile cikmiyor...
Iki adam / hand to hand performance
Insan vucudunun bu kadar mukemmel ve kusursuz sekillere girip, neler yapabilecegine tanik oluyor, hayranlikla seyrediyoruz.
Hepsinin temel ozelligi insan bedenini insan ustu bir biçimde kullanmak olsa da her gosterinin kendine ait bir karakteri var.
Mesela KA daha çok kostumler, renkler, dovus ve dans kareografileri uzerine odakli...
Benim tercih ettigim bir tarz degil ancak begeneni çok.
LOVE / Beatles
Cirque du Soleil'in Beatles'in sarkilariyla ve o hippi doneminin degerleri ve konseptiyle hazirlanmis enteresan bir gosteri.
Ornegin "ask", "baris" "savasma sevis" konseptlerine hayli yer verilmis. Baris içinde bir yerde bulunan grup gençlerin polis tarafindan kovalanmasi bolumu çok guzel. Gençler çesitli akrobatik hareketlerle ordan girip buradan çikiyorlar. Cok hos. Elbette Beatles'in hepimizin bildigi tanidigi sarkilariyla...
Itiraf etmek gerekirse çogu bolum biraz amatorce. Herkesin vucudunu hayranlik duzeyinde kullandigi soylenemez.
Cok fazla curcuna, hippiler, her yerden bir sey çikma durumu bazen biraz abartılmış.
Bana gore gosterinin en guzel bolumu Beatles'in "I don't want to loose you" adli sarkisiyla sahnenin 4 kosesinde havada asili 4 kadinin ve ortadaki tek erkekle yaptiklari gosteri.
Her kadin arada bir sahnenin ortasina iniyor, erkekle flirtlesiyor ve ardindan kayboluyor.
Erkegin performansi, hareketlerinin akiciligi ve ritmi sahiden ustun.
Veeee "almost" Cirque du Soleil: DREAM / WYNN
Gitmeden once arastirdim. Kritikleri okudum. Bilgilendim.
Vegas'ta sadece bir tane showa gitme firsatiniz varsa mutlaka "O" ya gidin, diyordu herkes.
Cirque de Soleil'in Vegas'i sallayan, en unlu, en gozde gosterisi.
Elbette su dansiyla unlu Bellagio'da....
Ama biz O'ya gitmedik.
Baska kritikler okudum. Cirque du Soleil'in konsept ureticilerinden bir adam çok basarili olunca Cirque du Soleil'den daha fazla para istemis ve boylece kapi disari edilmis.
O da Cirque du Soleil'in en buyuk produksuyonu O yani Fransizca su demek olan "Eau" 'ya en buyuk rakip olabilecek ve aynen O gibi suda geçen yeni bir gosteri yaratmaya karar vermis. Wynn casinosuna "bana aynen boyle bir salon yapin" demis ve Wynn bu adama inanip sadece bu gosteriye ozel bir salon yapmis.
O'nun pazarini çalmaya çalisan bu yarali ve hirsli adamin gosterisini daha çok merak ettim.
DREAM / Le Reve.
Tek kelimeyle muhtesemdi...
Butun gosteri suda geçiyor
Malum gosterinin temasi su.
Sahne, dekor suyun içinde. Akrobatlar bir agacin tepesinde veya ipe bagli sekilde gosterilerini tamamliyorlar. Ve suya dalip kayboluyorlar.
Bazen de suya dalip kayboldugunu, sahneyi baskasina biraktigini dusundugumuz dansçilar, akrobatlar bir de bakmisiz suyun içinde beklemisler ve bir anda sahneye geri donmusler.
Nasil bir organizasyon, nasil bir lojistik... Eminim suyun altinda ekibe oksijen maskesi getirip takan birileri var. Suyun içinde oyle bekliyorlar.
Sadece iyi bir jimnastikçi veya dansçi olmak yetmiyor. Iyi yuzeceksiniz, suya iyi atlayacaksiniz da...
Ve hatta çok ama çok yuksekten bile atlamaktan çekinmeyeceksiniz.
Geçen ekim ayinda Cirque du Soleil / ALEGRIA Istanbul'a gelmisti. Umarim gitmissinizdir. Ben çok istedim ama gidemedim. Nedenlerin basinda Istanbul'da hiçbir sey yapmasini sevmiyor olusum geliyor.
Alegria kasim ayinda Avrupa turnesine çikiyormus. Paris'e gelmiyor. Lille'de yakalarim belki...
Vegas'a gelmisken bir Ferrari alayim bari diyen var mi?
Herhalde var ki WYNN Casinosu'nun içinde kocaman bir Ferrari galerisi var. Arabaya binip begenip alip gidiyorsunuz yani gostermelik degil.
Ancak galeriye girip Ferrarileri gormek bile bedava degil. Galeriye giris parasi var.
Ancak Ferrari sahibiyseniz giris ucretsiz tabi. Kardasiniz...
Vegas'ta az kalsin hapse giriyorduk
Vegas'ta Sevgilimle Striptease Club
Erotik, Sehvetli, Bastan Cikartici: ZUMANITY
Vegas'ta Poker Turnuvalari
Uyumayan sehir: Las Vegas
Disneyland'dan hallice: THE STRIP
Ayagimin tozuyla David Copperfield
Libellés :
akrobatik gosteri,
cirque de soleil,
Cirque du Soleil,
Dream,
Ferrari,
Ferrari Galerisi,
Gosteri - Konser,
Gördüğüm Sirkler,
İzlediğim Showlar,
KA,
las vegas,
le Rêve,
Love,
Mystère,
Show,
WYNN,
Zumanity
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
