Club 55 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Club 55 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2018 Cuma

Singapur'u seyretmek : Favorim Rooftop barlar

Malum Singapur tam bir rooftop bar cenneti.
Ben de buraya geldigimden beri tecrube ettigim, en begendigim rooftop mekanlarini sizlerle paylasmaya karar verdim. Bu baglamda bu yaziya turistik rehber gozuyle bakilabilir.



ORGO - Esplanade Theatre

Ben bu aksamin yazisini sahi niye daha once yazmadim ki? 
Halbuki Singapur'da tanidigim en guzel kadinlardan biriyle geçirdigim en guzel gecelerden biriydi...

Orgo'ya rooftop bar demek tartisilir, o kadar yuksek degil, hatta balkon bar desek daha dogru olur. 
Ama o nasil bir manzara, o nasil bir atmosfer oyle... Sahane!
Iddia ediyorum, Orgo'da insan kendisini bir Hollywood yildizi sanabilir, bir film setinde hissedebilir.
Sehrin isiklari altinda, suyun yaninda, o devasa gokdelenlerin yamacinda, o genis koltuklara kurulup eline de kokteylini aldi mi insan, içinde bulundugu tablo o kadar kusursuz ki bir an maket oldugunu, bir film decoru oldugunu dusunuyor.

Once martinilerimizi soyluyoruz. Mekanin keyfini çikarip iyi bir sohbete isinma turlari atiyoruz.
Basliyoruz small talking yapmaya. Eeee small talkinge small içki.
Ne zaman ki iyice havamizi buluyoruz, konular derinlesiyor, dallanip budaklaniyor, bir peynir ve sarkuteri tabagi soyluyoruz. 
Yaninda da tabi ki kirmizi sarap... Now we are talking !

Orgo'yu romantik bir aksam geçirmek isteyenlere, ya da sakin ve muhtesem bir ortamda muhabbetin dibine vurmak isteyenlere, ya da Singapur'a gelecek misafirlerini etkileyecek mekan arayisi içinde olanlara mutlaka tavsiye ederim.



SMOKE and MIRRORS - Rooftop of National Galery

Ben bu aksamin yazisini yazmistim, buraya tiklarsaniz okuyabilirsiniz.

(Bu arada fark edeceksiniz ki o yaziyi Turkce klavyemle yazmistimm ama içinde pilleri unuttugum ve çuruttugum için artik Turkçe klavyem yok.)

Neyse, Smoke and Mirrors da mekan, kokteyller ve manzara olarak en begendigim rooftop barlarin basinda geliyor. Yine National Galeri'nin yukarisinda Aura diye bir yer varmis, oranin da methini çok duydum ama gidemedim. En kisa zamanda gidecegim.



LANTERN - Fullerton Bay Hotel

Lantern'e iki defa gittim. Birincisi Fransiz kiz grubuyla aylik bulusmalarimizdan biri orda yapilmisti.
Marina tarafina degil, havuz basinda oturmustuk.
Ikinci kez, Ingilitere'den Singapur'a tatile gelen bir çift arkadasimizla gittik. Ve tam Marina Bay Sands Hoteli'ni ve light showunu gorecek sekilde tam orta yere bir kanapeye kurulduk.
Iste o seferde Lantern'in keyfini çikardim. Ayrica Mojito'lari da enfes.
Kesinlikle tekrar tekrar gidilecek mekanlardan...



KINKI - One Fullerton

Kinki, Lantern'in hemen yanindaki boyle beach barlar gibi deniz kenarinda yanyana dizilmis barlardan biri. Ayakta takilinan ve kesinlikle çok eglenceli bir mekan. Biraz salas. En zevklisi.
Muzikler çok basarili. Iyi bir DJ'leri var.

Kinki'yi tavsiye eder miyim? Bilmem, bi gidip bakin tabi. Sonuçta komsuyu ovduk, Lantern'i yani. Ikisi de tamamen ayni manzarayi vaadediyor. Sadece ambians farkli...



ME@OUE - Oue Bayfront

Kesinlikle Singapur'daki gidilebilecek en guzel rooftop barlarin basinda geliyor Me@Oue.
Ama ben o aksam manzaranin keyfini pek suremedim. Cunku, çok ozel bir kadinla gittim oraya ve sohbet dort nala daha asonsorde yukari çikarken basladi. 
Oturur oturmaz sampanyalarimizi soyledik ve en gizli kalmis yerlerinden birine dokunduk hayatlarimizin.. Konustugumuz her cumle aklimda. Me@Oue'nin manzarasi degil. 
Bu nedenle tekrar gitmem gerekiyor.

La TERAZZA - Screening Room - 12 Ann Siang Rd.

Screening Room Singapur'da cok sevdigim, en orijinal mekanlardan birisi.
Bir kere burasi bir cep sinemasi. Ama sinema derken eski filmler, veya culte filmlerin adresi.
Burayi hep merak ediyordum, ancak ilgimi çekecek bir film bekliyordum. Zira web sitelerinde her ay hangi filmlerin hangi tarihlerde gosterilecegi afise ediliyor. Takip ediyordum ben de.
Rober Redford'la, Paul Newman'in 1973 yapimi 7 dalda oscara aday filmi, sonradan bizi cezbeden Ocean's Eleven tarzi filmlerin ilham kaynagi film "The Sting"'i gosterimde gorunce iste firsat bu firsat dedim.

Screening Room'un çatisinda La Terazza adinda bir rooftop bar var. Aslinda film ucretsiz. Soyle ki;
La Terazza'da kisi basi 15 dolarlik bir harcama yapiyorsunuz, ki içkileri de yemekleri de hem çok guzel hem Singapur'a gore inanilmaz hesapli, ardindan sinema salonunun kapilari sizlere aciliyor.
Ve hatta isterseniz filminizi izlerken de yemeginizi yiyip içkinizi içebilirsiniz.

La Terazza, rengarenk, civil civil Chinatown'u ayaklarinizin altina seren, mutevazi ve samimi bir yer.
Ben tekrar oraya gitmek için sabirsizlaniyorum.

Hele hele bir de "Breakfast at Tiffany's" gelirse hayatta durmam...


Aslinda bir yer daha var ki onu sona sakladim, nasil olsa buraya kadar okuyan çok kalmamistir diye..

Gerçi ben onun yazisini da yazdim ama çok sevdigim sir gibi sakladigim bir yer. Club 55. 

Club 55
Cheese and chocolate. Manzara harika. 
Marina Bay Sands Oteli 2. Tower  55. kat. Her aksam 20'de açiliyor.
Defalarca gittim. 
Yine giderim. 

2 Mayıs 2017 Salı

Lafla peynir gemisi yürüttük : Club 55

3 günlük tatilden yararlanıp bu hafta sonu Singapur'da turist olduk.

Aslında planımız uçağa binmeyeceğimiz türden bir tatil modeliyle bir Endonezya adasına kapağı atmaktı. Ancak Singapur'da bu plana sahip bir biz değilmişiz demek ki, otellerde yer bulmak mümkün değildi. Bizim planlar başka bahara kaldı.
Eh hal böyle olunca biz de Singapur'da turist olalım dedik.

Rowan'ın yaşadığı Singapur 

Henüz görmediğim yerlere gitmeden evvel, oralarda yapılacak neler var diye fikir edinmek için bloglar okurum.
Bence en saf, en temiz, en ticari olmayan, belli bir çıkar gözetmeyen bilgi bloglarda bulunur.
Bilfiil insanların kendi deneyimledikleri yerleri, mekanları, aktiviteleri paylaştıkları, "ben bunu çok beğendim tavsiye ederim" dedikleri yazılar çok değerli.
Ve insanların kendi deneyimlerini başkalarıyla paylaşmaları bence çok büyük bir cömertlik.

Taaa Paris'teyken, Singapur'a taşınacağımız belli olduktan sonra başladım Singapur'a dair bloglar okumaya.
İngiliz bir kızın bloğuna denk geldim. Ve bayıldım...
Yaşam tarzını, hayatı yaşayış biçimini ve zevk aldığı deneyimleri kendiminkine çok yakın buldum.
Ve her yazısını okumaya, her gittiği yeri "buraya gidilecek" "burası test edilecek" diye not almaya başladım.
Aslına bakarsanız benim Singapur'la tanışmam Rowan'la oldu diyebilirim.
Çünkü her tavsiyesinin hoşuma gideceğini anladım. Ve öyle de oldu.

Siz de Rowan'ın bloğuna göz atmak isterseniz adresi şöyledir :
Singlish Living : www.singlishliving.com


Lafla peynir gemisi yürüttük : Club 55 - Marina Bay Sands Hotel Tower 2

Rowan'ın ilk yazılarını okursanız şayet, Club 55 diye bir yerden sıkça bahsettiğini, çok büyük bir iştahla bahsettiğini, tekrar oraya gitmek için bahane aradığını görürsünüz.

Club 55 daha Paris'teyken gidilecek yerler listemin başında yer alıyordu ama bir türlü fırsat olmadı.
Taaa ki bu cuma akşamına kadar...

Club 55, Marina Bay Sands Hotel Tower 2'de 55. katta yer alan bir peynir ve çikolata büfesi..
Evet pek diyetetik sayılmaz, ama Rowan'a göre orası bir cennet ve benim de deneyimlerime dayanarak bunu confirme etmekten başka birşey gelmiyor elimden...

Saat 20.30'da açılıyor. Öncesinde dilerseniz 2 kat yukarıdaki Spago'da birer kokteyl içebilirsiniz.
Biz aynen öyle yaptık.

Spago, Singapur'un Eyfel Kulesi Marina Bay Sands Otelin o meşhur Infinity Pool'un tam önünde daha doğrusu arkasında yer alan çok nezih bir bar ve restaurant. Infinity Pool kanlı canlı önünüzde.
Ve o meşhur havuzdan Singapur'a bakabilmek, bütün sosyal medya hesaplarını çökertebilmek için ellerinde telefonlar her anın tadını çıkartan insanlar önünüzde...



Sevgilim sordu, aha işte gördün havuzu, daracık birşey, bu havuz için bir gece otel parası vermeye değer mi?
Tabi ki değer !!! Valla aşkım sen istersen gelme, Singapur'dan gitmeden evvel muhakkak yapacağım birşey bu havuzu deneyimlemek !

Spago'da ben Mojito aldım, sevgilim Caiprinha.
Benim kokteylim enfesti ancak sevgilim kendisininkini hiç beğenmedi.
Tabi Brezilya'da yaşamış kişi kendisi, öyle kolay beğenmez.
Derhal değiştirmeyi başka bir kokteyl hazırlamayı teklif etti barmen. Fransa'da başınıza asla gelmeyecek ancak Türkiye gibi iyi hizmet kalitesi olan bir ülkede başınıza gelebilecek türden bir davranış olduğu için hem şaşırdık hem de böyle şık bir yere çok yakıştı diyerek takdir ettik.
Yerine birşey almadık, zira Club 55'e inme zamanı gelmişti.


Club 55'te bize ayrılan window table'a yerleştik. Ve Singapur'da görebileceğim en güzel manzaralardan biri yanıbaşımdaydı.





Club 55 şahane peynirlerin yanında marmelat ve cevizin ve özellikle çikolata bazlı nefis tatlıların olduğu bir büfe. Tek sorun, bence çok geç bir saatte büfenin açılıyor olması.
Yani şunları hiçbir suçluluk hissetmeden öğle vakti yemeyi tercih ederdim ya. Neyse...
Bir de ertesi gün de Boris'in iş arkadaşının evinde barbekü partisine davetli olduğumuzu ve bunların ertesi gün de vücudumu terk edemeyeceğini düşünürsek kendimi frenlemeli miyim acaba?

Tabi ki hayır !
O güzelim Fransız peynirlerinin, çikolatalı macaronların, cheese cakelerin, vişneli-çikolatalı pastaların hepsinin tadına karşımda ışıkları yanmış, spectacular bir Singapur izleyerek baktım.

Sohbetimiz de o kadar keyifliydi ki; resmen lafla peynir gemisi yürüttük.