Lantern etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lantern etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2018 Cuma

Singapur'u seyretmek : Favorim Rooftop barlar

Malum Singapur tam bir rooftop bar cenneti.
Ben de buraya geldigimden beri tecrube ettigim, en begendigim rooftop mekanlarini sizlerle paylasmaya karar verdim. Bu baglamda bu yaziya turistik rehber gozuyle bakilabilir.



ORGO - Esplanade Theatre

Ben bu aksamin yazisini sahi niye daha once yazmadim ki? 
Halbuki Singapur'da tanidigim en guzel kadinlardan biriyle geçirdigim en guzel gecelerden biriydi...

Orgo'ya rooftop bar demek tartisilir, o kadar yuksek degil, hatta balkon bar desek daha dogru olur. 
Ama o nasil bir manzara, o nasil bir atmosfer oyle... Sahane!
Iddia ediyorum, Orgo'da insan kendisini bir Hollywood yildizi sanabilir, bir film setinde hissedebilir.
Sehrin isiklari altinda, suyun yaninda, o devasa gokdelenlerin yamacinda, o genis koltuklara kurulup eline de kokteylini aldi mi insan, içinde bulundugu tablo o kadar kusursuz ki bir an maket oldugunu, bir film decoru oldugunu dusunuyor.

Once martinilerimizi soyluyoruz. Mekanin keyfini çikarip iyi bir sohbete isinma turlari atiyoruz.
Basliyoruz small talking yapmaya. Eeee small talkinge small içki.
Ne zaman ki iyice havamizi buluyoruz, konular derinlesiyor, dallanip budaklaniyor, bir peynir ve sarkuteri tabagi soyluyoruz. 
Yaninda da tabi ki kirmizi sarap... Now we are talking !

Orgo'yu romantik bir aksam geçirmek isteyenlere, ya da sakin ve muhtesem bir ortamda muhabbetin dibine vurmak isteyenlere, ya da Singapur'a gelecek misafirlerini etkileyecek mekan arayisi içinde olanlara mutlaka tavsiye ederim.



SMOKE and MIRRORS - Rooftop of National Galery

Ben bu aksamin yazisini yazmistim, buraya tiklarsaniz okuyabilirsiniz.

(Bu arada fark edeceksiniz ki o yaziyi Turkce klavyemle yazmistimm ama içinde pilleri unuttugum ve çuruttugum için artik Turkçe klavyem yok.)

Neyse, Smoke and Mirrors da mekan, kokteyller ve manzara olarak en begendigim rooftop barlarin basinda geliyor. Yine National Galeri'nin yukarisinda Aura diye bir yer varmis, oranin da methini çok duydum ama gidemedim. En kisa zamanda gidecegim.



LANTERN - Fullerton Bay Hotel

Lantern'e iki defa gittim. Birincisi Fransiz kiz grubuyla aylik bulusmalarimizdan biri orda yapilmisti.
Marina tarafina degil, havuz basinda oturmustuk.
Ikinci kez, Ingilitere'den Singapur'a tatile gelen bir çift arkadasimizla gittik. Ve tam Marina Bay Sands Hoteli'ni ve light showunu gorecek sekilde tam orta yere bir kanapeye kurulduk.
Iste o seferde Lantern'in keyfini çikardim. Ayrica Mojito'lari da enfes.
Kesinlikle tekrar tekrar gidilecek mekanlardan...



KINKI - One Fullerton

Kinki, Lantern'in hemen yanindaki boyle beach barlar gibi deniz kenarinda yanyana dizilmis barlardan biri. Ayakta takilinan ve kesinlikle çok eglenceli bir mekan. Biraz salas. En zevklisi.
Muzikler çok basarili. Iyi bir DJ'leri var.

Kinki'yi tavsiye eder miyim? Bilmem, bi gidip bakin tabi. Sonuçta komsuyu ovduk, Lantern'i yani. Ikisi de tamamen ayni manzarayi vaadediyor. Sadece ambians farkli...



ME@OUE - Oue Bayfront

Kesinlikle Singapur'daki gidilebilecek en guzel rooftop barlarin basinda geliyor Me@Oue.
Ama ben o aksam manzaranin keyfini pek suremedim. Cunku, çok ozel bir kadinla gittim oraya ve sohbet dort nala daha asonsorde yukari çikarken basladi. 
Oturur oturmaz sampanyalarimizi soyledik ve en gizli kalmis yerlerinden birine dokunduk hayatlarimizin.. Konustugumuz her cumle aklimda. Me@Oue'nin manzarasi degil. 
Bu nedenle tekrar gitmem gerekiyor.

La TERAZZA - Screening Room - 12 Ann Siang Rd.

Screening Room Singapur'da cok sevdigim, en orijinal mekanlardan birisi.
Bir kere burasi bir cep sinemasi. Ama sinema derken eski filmler, veya culte filmlerin adresi.
Burayi hep merak ediyordum, ancak ilgimi çekecek bir film bekliyordum. Zira web sitelerinde her ay hangi filmlerin hangi tarihlerde gosterilecegi afise ediliyor. Takip ediyordum ben de.
Rober Redford'la, Paul Newman'in 1973 yapimi 7 dalda oscara aday filmi, sonradan bizi cezbeden Ocean's Eleven tarzi filmlerin ilham kaynagi film "The Sting"'i gosterimde gorunce iste firsat bu firsat dedim.

Screening Room'un çatisinda La Terazza adinda bir rooftop bar var. Aslinda film ucretsiz. Soyle ki;
La Terazza'da kisi basi 15 dolarlik bir harcama yapiyorsunuz, ki içkileri de yemekleri de hem çok guzel hem Singapur'a gore inanilmaz hesapli, ardindan sinema salonunun kapilari sizlere aciliyor.
Ve hatta isterseniz filminizi izlerken de yemeginizi yiyip içkinizi içebilirsiniz.

La Terazza, rengarenk, civil civil Chinatown'u ayaklarinizin altina seren, mutevazi ve samimi bir yer.
Ben tekrar oraya gitmek için sabirsizlaniyorum.

Hele hele bir de "Breakfast at Tiffany's" gelirse hayatta durmam...


Aslinda bir yer daha var ki onu sona sakladim, nasil olsa buraya kadar okuyan çok kalmamistir diye..

Gerçi ben onun yazisini da yazdim ama çok sevdigim sir gibi sakladigim bir yer. Club 55. 

Club 55
Cheese and chocolate. Manzara harika. 
Marina Bay Sands Oteli 2. Tower  55. kat. Her aksam 20'de açiliyor.
Defalarca gittim. 
Yine giderim. 

23 Ocak 2017 Pazartesi

So French

Perşembe akşamı bir grup Fransız kadınıyla şehrin en güzel mekanlarından birinde buluşuyoruz.
Fullerton Bay Hotel'in terasındaki LANTERN barda.

Lantern, şüphesiz çok yüksek değil, Singapur'a yatay bakıyoruz, Marina Bay Sands Hotel karşımızda, ışıklarının altında kokteyllerimizi yudumluyoruz. Kokteyllerinden beklentilerinizi düşük tutmanızı öneririm.
Yine de tekrar tekrar gelinecek bir yer. Hatta çok romantik bir mekan bana kalırsa. Ama bir daha Lantern'in denizin en kıyısında, MBS'in karşısında masa ayırtmak lazım bence.
Barın kenarında camdan bir havuz var. Atlayıveresiniz geliyor ama olmuyor. Zira burada bar havuzları sadece otel müşterilerine ayrılmış durumda...

Neyse ki, grubun içinde daha önceden tanıdığım, hatta yılbaşını ailece beraber geçirdiğimiz bir Kenya'lı bir de İtalyan arkadaşım vardı da onlarla takıldım, o kadar sıkılmadım.
Bence burası muhabbetin dibine vuracağın biriyle gelinmesi gereken bir yer.
Bir dahaki sefere aklımda bulunacak.

 




Fransa'da ocak ayı sonunda kralların pastası tarzında galette des rois diye birşey vardır.
İçi badem ezmeli bir tart aslında. Sevgilim de çok güzel yapardı bir zamanlar ama tarifini kaybetmiş.

Burada katılmış olduğum şarap degüstasyon gecesinde tanışıp arkadaş olduğum Belçikalı bir kız var, onun daveti üzerine Les Petits Gaulois Fransız kreşininde cumartesi 10-13 arası gerçekleşen galet gününe gittik. Üzerine bir de şarap degüstasyonu varmış. Bir de kermes varmış ohhh!

Bir de giderken kral tacının kazanıldığı figürin bizim galetin içinden çıkmasın mı? Elimizde koca bir sepet bisküvi ve bonbon hediyesiyle eve döndük, çok hoş oldu.


Bon bon demek benim için oyun demek. Bir an önce bu bonbonların yeneceği bir oyun günü düzenlemeli evde !

Bu pazar günü evimizin çok çok yakınında, 136 Neil Road, THE LOKAL diye bir mekan keşfediyoruz.
Kapısının önünde kuyruk olan yerden şüphe etmeyeceksin.
Civarda o kadar yer varken bu insanlar kapının önünde süt bekleyen kedi gibi içeri girmeyi bekliyorlar. Hatta beklemek için özel bir bank bile konulmuş.
Gelir gelmez bankadan numara alır gibi bir numara alınıyor. Makineye kaç kişi olduğunuzu, masanızı başkasıyla paylaşmayı isteyip istemediğinizi giriyorsunuz. Ve sıranız geldiğinde biri gelip sizi çağırıyor.
Elbette, masanızı paylaşmak isterseniz sıra daha çabuk geliyor. Biz bu opsiyonu girdik. Zaten masada herkesin aynı dili konuşma olasılığı çok düşük yani kimse birbirine rahatsızlık vermiyor.
Yemekler bir enfes !
Sadece hafta sonları yapılan brunch özel seçenekler var. Şahane. Benim tabağımdaki de komşunun tabağındaki de harika görünüyordu.

Bir de içecek olarak Clean and Green diye tahmin edersiniz ki; bilumum kereviz, ıspanak, yeşil elmadan oluşan bir içecek aldım.

Yani ismini öyle bir koymuşlar ki; almamak mümkün değil, sanki bunu içtiniz mi bütün günahlarınızdan, hatalarınızdan arınacaksınız, ruhen ve bedenen temizleneceksiniz, bunu içtikten sonra hayat yeniden başlayacak sanki...

Bence marketing profesyonellerinin bize son zamanlarda yutturduğu en büyük çılgınlık şu detox palavrası... Kerevizin fiatını 15'e katlamaktan başka birşey değil !