noel sofralari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
noel sofralari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2014 Perşembe

Noel 2014

Bir Noel daha geçti.
Bu Noel benim için daha özeldi, çünkü bu sene annem de vardı.
Noel ağacının altına yerleştirilen hediyeler, şömine önünde tokuşturulan kadehler, aile içi sohbetler, süslenmiş, döşenmiş, oturma planı iliştirilmiş bir masa, ev yapımı, patlayana kadar yenilecek yemekler... Noel aile demek, huzur, bereket, mutluluk, sevmek, sevilmek, kolay kolay hayatından çıkmayacak insanlarla çevrili olmak demek. Noel çocuğu değildim. Ama çok çabuk alışıverdim... Noel vardı sanki hep hayatımda, yılın bu zamanını iple çekerim. Yılbaşından bile daha çok severim.
Annem vardı bu sene ilk defa.
Benim kanıksadığım her ritüel yeni bir keşifti ona. Tepkilerini görmek çok güzeldi. Ağacın altında hediyeleri vardı. Şaşırdı. Hediyelerini açarken ellerini çırptı.
Noel bu. Herkesi mutlu etmek, şaşırtmak, sevindirmek demek.
Ömre ömür katan Noel...










25 Aralık 2013 Çarşamba

Noel çocuğuyum.

Noel çocuğuyum.

Ülke yolsuzluk skandalıyla sallanıyor, hepimiz takipteyiz ama...

Noel çocuğuyum.

İstifalar peşpeşe geliyor, soluksuz izliyoruz adım adım parçalanmalarını, can çekişe çekişe yok olmalarını, ama...

Noel çocuğuyum.

Bazıları diyor ki gör bak birşey çıkmayacak bundan da, örtbas edecekler, yok, bu sefer biraz zor, güneş balçıkla sıvanmaz, bu sefer açığa çıkacak birçok şeyin karanlık yüzü, buna inanıyorum...

Noel çocuğuyum.
Malumunuz, dün Noel gecesiydi. 24 Aralık aileye adanmış narin, naçizane ve özel bir gece.

Ben bayılıyorum Noel gecelerine, sofranın bir ziyafete dönüşmesine, tabakların birinin gidip diğerinin gelmesine, Lunapark gibi oyuncaklı eğlenceli sofra düzenine, Noel ağacının eteğine bırakılan hediyelere, sizi koşulsuz ve çıkarsız seven, sizi mutlu etmek isteyen insanlarla çevrili olmaya, bayılıyorum her yıl ardı ardına patlayan şampanya şişelerine, ardı arkası kesilmeyen doyumsuz sohbetlere ve kahkahalara...

Bayılıyorum çünkü Noel çocuğuyum...



Bizim Noel geceleri erken başlıyor. Zira ailede 4 çocuk var, erken yatıyorlar, ya da oyuncaklarıyla erkenden oynamak istiyorlar. Noel Baba gece yarısı geçmiyor bu evden. En geç 19 dedin mi dağıtılıyor hediyeler.


Sohbet, muhabbet, şampanya, aperitif, hediye faslı derken.... Sofraya çağrılıyoruz.
Yer düzeni önceden yapılmış. Bu Fransızlar'da bir kadın bir erkek oturtmak gibi bir prensip var. Daha önce de çeşitli gecelerde rast geldim. Sevgilimle yanyana oturamadım. Oluyor. Olsun...



Her zamanki gibi yemeğe foie gras yani kaz ciğeriyle başlıyoruz. Yanında da muhakkak hafif tatlı bır beyaz şarap.
Benim favorim SAUTERNES.
Daha önceki yıllarda çok içtik. Bu sene sofraya konulan  Coteaux du Layon.
O da güzel. Ben seviyorum. Ancak bu tatlı şaraplar biraz özel. Yani sahiden sadece belli başlı yiyeceklerle yenerek içildiğinde bir anlam ifade ediyolar. Yoksa tek başına alıp içmeye kalkmayın, hayalkırıklığına uğrayabilirsiniz.


Veeee ana yemek geliyor. Chapon aux marrons

Aynen Beste'nin Noel Yemeği yazısında yazdığı gibi Roti de Chapon geliyor.
Yani kısırlaştırılmış horoz...
Beste, senin bildiğinden hiç şüphem yok ama söylememişsin yazında bu horoz neden kısırlaştırılıyor diye amaaa. Ben de Zouzou'ya yani yemeği yapana sordum.
Dedi ki: Horozlar kısırlaştıktan sonra inanılmaz kilo alıyorlar. dolayısıyla Noel için bize yiyecek daha çok et çıkıyor... Yani menapoza uğramış tavuk gibi kısırlaştırılmış horoz...

Ama chapon yanında fırında pişirilmiş kestaneyle nasıl bir yemekti öyle, aman aman yeme de yanında yat yemin ederim üçüncü kez servis yapmaya utandım, yediğimle yetindim, tadı öylesine damağımda kaldı. İlk fırsatta deneyeceğim. Kestaneyi yapmayı en azından.


Ardından peynir tabağı izliyor bu ziyafeti.
Anında bertaraf edilmiş. Ve en sevdiğim peynirler var içinde.
Bir kere Beaufort oldu mu, olay bitmiştir benim için...
Sonra fromage du chevre dediğimiz keçi peynirini de severim, compte biraz fazla tuzlu olsa da onu da severim, yine de favorim her zaman Beaufort...

Beynir tabağının ardından bir sindirim molası verilir. En sert içkiler indirilir.
Cognac, whisky, armagnac, calvados, poire williams ne varsa iner. Maksat sindirim kolaylaşsın.

Ardından, Buche de Noel dediğimiz Noel Kütüğü denilen tatlıya geçilir. Bu, sadece Noel'de yenir.
Zouzou bizlere hem çikolatalı, hem de kestaneli noel kütüğü hazırlamış elleriyle.
Gerçekten parmaklarınızı yersiniz yemesine de.... o kadar tokuz ki yine de çikolatalı bir Noel kütüğüne nasıl hayır diyebiliriz ki?
Demiyoruz.
Hatta her ikisinden de birer dilim alıyoruz.

Noel kütüğüyle beraber tabi ki yine şampanya...



Aaaa Amelie'nin kahve faslında yenmek üzere yaptığı "financier" ve "canelé" var daha.
Nasıl desek, badem ezmesi gibi, hafid bir pandispanya kek gibi. Ama yer kalmadı midede.
Kahveler geliyor. Yer buluyoruz. Amelie'yi mi kıralım?



Gece bitiyor, da bitmiyor.
Tam bayıldığım gibi işte uzayıp giden bitmek bilmeyen keyiflerden...
Kuzen Caro'da kalacağız gece.
Eve varır varmaz ne yapıyoruz? Bir şampanya daha patlatıyoruz sabahın 4'ünde. Muhabbetin dibine vuruyoruz. Pek keyifliyiz. Rahatız. Mutluyuz. Gülüyoruz.
Heyyy bugün Noel. Karışmayın şampanyamıza...
Annem diyor ki kızım yazılarında bir şampanyadır gidiyor, gören de seni her gün içiyor sanacak.
Merak etme anneciğim her gün şampanya içecek kadar zengin değilim...

Efendim, Noel Baba'nın da pek bir cömert davrandığı bir Noel bu.
Hediyelerin ardı arkası kesilmiyor.
Artçı depremler gibi habire bir yerlerden hediyeler çıkıyor. Biri bitiyor, biri açılıyor paketlerin...

En basitinden, KERASTES saç ürünlerine olan düşkünlüğümü biliyor Noel Baba.
Bakmış şampuanım bitmiş. Besleyici saç kremim hepten yokmuş.
Araya bir de maske de sıkıştırayım demiş...

Normal ölçülerde gelmemiş Kerastes ürünlerim, resmen kazanla getirmiş Noel Baba...


Şimdiii

Bu Noel gecesinden kazançlı çıkmayan tek şey hiç şüphesiz formumuz.
Yani neredeyse bir haftalık yemek yedik.
Önümüzdeki hafta beni arayan nerede bulacağını biliyor. Tabi ki spor salonunda...

Sevgili plankçı hanımlar,
Şu anda kendimi o kadar ağır hissediyorum ki, vücudumu 5 dakika plankte taşıyabilir miyim hiç bilmiyorum.
Neyse artık.. Noel ertesi 3 dakika da olur.

Yetmez ama evet.


Noel babanın var olduğuna ben hâlâ inanıyorum...

Görkemli bir Noel, Lunapark gibi sofralar...

15 Aralık 2013 Pazar

Noel Yemegi

Okuldayken en sevdigim dersler "sunum" yapilan derslerdi. Birileri bir konu uzerinde kafa yoracak, çalisacak, onu hazirlayacak ve karsimizda filtre edecek...
Hakiki tadi ve ozu çikmis, filtre edilmis kahve gibi...

Birbirini gelistiren iliskileri seviyorum. Presentation geceleri duzenlemek gibi bir fikir var aklimda.
Her hafta biri bir konuyla gelecek. Duvarda projektorle de olur, isteyen maç ta anlatabilir, konuda sinirlama yok. Guzel saraplar ve yemekler esliginde hem ogrenecegiz, hem eglenecegiz, hem tartisacagiz.

Noel yaklasiyor, malum, hepimizde ufak tatli bir telas. Ne alsak, ne hazirlasak, ne giysek...
Noel dedin mi uç sey geliyor aklima: Aile (ve sevgi), Noel agaci (ve hediyeler), Noel sofrasi (ve yemekler)

Noel sofrasi çok ozeldir... Sasali, suslu puslu, zengin, ozel ve rafinedir.
Hatta çok begenerek, severek ve çok yiyerek kalktigimiz bir sofradan "Noel yemegi gibi bir yemekti." deriz.
Her turlu yemege, sofraya referanstir Noel yemegi. Citanin boyu Noel sofrasidir.

Noel yaklasirken kendi kendime dedim ki; bloga soyle guzel bir Noel yemegi yazisi koysam...
Geçirmis oldugum bir deste Noel'in her karesi, her detayi aklimda aklimda olmasina ama; kendim hiç Noel yemegi hazirlamadim ki...

Dusundum, tasindim. Bir bilene sordum. Bir Noel yemegi yazisi yazsa yazsa en iyi Beste yazar dedim. Beste PEKOZ BONNARD

Beste'yle çok muhim ortak bir yanimiz var, o da ikimizin de Cifte Kavrulmus olusumuz.
Cifte Kavrulmus ne mi demek?
Ehh bilen bilir... Bilmeyen de zaten anlatsak ta bilemez. Hani yalnizca yasanildiginda bilinen seylerden...

Beste Paris'te yasamiyor ama Paris'i çok iyi biliyor. Iddia ediyorum Paris'te yasayan birine bile rehberlik edebilir, yeni yerler ogretebilir. Sergisi, muzesi, en iyi kahvecisi, pastacisi nerde, Beste biliyor. Paris'i gezmek istiyorsaniz Beste'ye danisin, pisman olmayacaksiniz.

Bunun yaninda, Beste'nin esas uzmanlik alani gastronomie...

Tanitima hiç ihtiyaci yok, zaten binlerce kisi blogunu takip ediyor. Benimkisi benim okuyucularima da bir guzellikte bulunma çabasi.

Bir tarifler var, akliniz durur. Akliniz kalir. Kalmasin diye oturur yaparsiniz, benim gibi.
Hem de oyle sirf yemek tarifi degil, reçelinden, pastasina, likorune, kurabiyesine, uzak dogu mutfagina kadar her telden tarif var... Muthis resimlerle gorsel zenginlige de sahip. Mukemmel...

Adina Uluslararasi 3. Portakalli Kahveli Likor hareketi dedi. Yeni yil oncesi hepimize portakalli kahve likoru yaptirdi. Portakallari deldik, içine kahve tohumlarini yerlestirdik, dibi kara sekerli kavanozlara portakallari koyduk ve 3 hafta uyumaya yatirdik.

30 Aralik'ta hepimiz, her birlikte, Beste'nin harika tarifiyle su anda kavanozlarda uyuyarak bekleyen likorlerimizi kaldirip birbirimizin sagligina içecegiz.

Benim likorum, portakallara hasin davrandigimdan pek presentable olamadi, o yuzden foto koyamiyorum, çok mahcubum; fotograflar Beste'nin kolajina bile giremedi. Bak bak bak, kikirdamalarini taaa buradan duyuyorum; ismi lazim degil BB'nin.
Likorumle dalga geçmeyin. Tadi cok guzel olacak benim likorumun. Paris'e gelip bir tatsin isteyen...

Hizimi alamadim. Noel'de, Beste'nin "mutlu eden yilbasi kurabiyeleri"nden yapacagim, tadan herkesi mutlu, mesut, mest edecegim...
 
Mutlu eden yilbasi kurabiyeleri

Portakalli kahve likoru ve diger butun tarifler için blogunu gezmenizi siddetle tavsiye ederim.

Beste'nin Naneleri :
www.bestebonnard.blogspot.fr

Beste bir Noel yazisi yazmis, okudukça donup tekrar okuyasiniz gelir. Sahane... Artik Noel yemegi hazirlayacak hiç kimsenin korkmasina gerek yok. Beste burada...

Dikkatimi çekti; blogunda da noel sofralarina dair butun yazilar; ask, Noel, aile, ziyafet diye basliyor.

Dusundum de... mutlulugun tarifi bu olabilir mi acaba?


                                             **************************
NOEL


Yilbasi gecesinin en guzel yani; sevdiklerimizle bir araya gelip kocaman bir sofra etrafinda, ozenle pisirilmis yemeklerin tadina bakarken bol kahkahali hos sohbetler etmek olmali. Boyle gecelerde kucuk evimiz, dunyanin merkezi olur, arasira aramizda olamayanlar icin huzunlensek te keyifli bir gece geciririz..
Fransizlar için yilbasindan ziyade Noel, aileyle bir arada olunan ve en guzel yemeklerin yendigi bir kutlamadir. Geçen sene yapilan bir arastirmada yuzde yetmis Noel’i gelenek olarak kutluyormus, o yuzden rahat olun, dini bayram diye kasmayin. 

Yilbasinda aile bireyleri, kendi arkadas gruplariyla bir araya gelirler, ancak Noel ailenin bir araya gelmesine vesiledir. Boudin blanc (beyaz et, sut, yumurta, ekmek kirintisi ile hazirlanan icinde truf mantari olan bir kalin sosis) yanina elma puresi, somon fume ve çesitli kuruyemis ve kuru meyvelerden olusan bir tabak tatli olarak  noel oncesi gece yenir. 

Fransiz yemek geleneginde sofraya oturmadan once açilan sampanya yanina tuzlu krakerler, cesitli yiyeceklerle ozellikle fois gras (kazcigeri)'yle yapilan kanapeler, ya da, peynir puflari gujer (tarif icin bloga) ile yenir. Bu bolum en az kirkbes dakika ile bir saat arasi degisir. Istah iyice açilir. Sonra sofraya geçilir. 

Yemekleri pisiren evin hanim ya da beyinin sofrada uzun zaman geçirmesi onemlidir; o yuzden yiyecekler dogal haline yakin, fazla ugrasilmadan sofraya gelir. Sadece bir kisinin servis ettigi ve caninin çiktigi, digerlerinin oturdugu bir sofra bulamazsiniz, herkes birseyin ucundan tutar. Oglen yenen uzun Noel yemeginde antreler ; istiridyeler, foie gras, salyangoz dolmasi, istakoz, buyuk tarak, Coqille St Jacques, deniz kestanesi, kurbaga bacagi olabilir. Genellikle beyaz sarap eslik eder. Ana yemek daha çok chapon (kisirlastirilmis horoz), geyik veya ceylan eti, bildircin, sulun, keklik vs, hindi ile garnitur olarak tatli, buruk tatlarin biraraya getirildigi kestaneli elma, uzumlu kirmizi lahana, kestaneli bruksel lahanasi ve kirmizi sarap eslik eder. Ardindan bogazi temizlemek icin biraz salata yenir ve nihayet su içilir! 

Sira çesitli peynirlere gelmistir, yanina tanen orani yuksek iyi cins bir kirmizi sarap acilir. Peynir faslini tatli fasli izler. 

Buche de noel (kutuk pasta) geleneksel pastadir. Tatli yanina tatli bir sarap içilir. Burada Sauterne' i anmaliyim, ustune yok, o bir hayat iksiri.  


Kahve, tatlidan sonra, yaninda çikolata Noelde ozellikle ev yapimi trufler ile servis edilir. Tum bu fasil yaklasik 3/4 saat surer. 

Ardindan sofradan kalkilir, bir hazmettirici sert içki alinir ya da bitki çaylari icilir. Bu sarap kisimlarina deginmeliyim, bardaklara servis iki parmak yapilir. Aslinda sayi çokça gibi gozukse de miktar azdir ve uzun surede yemek esliginde oldugu icin ancak keyiflenirsiniz ve asla sarhos olmazsiniz. Sarhos olmak ayiptir ona gore. Guzel saraplari buldum diye lup lup icip sakin kafayi bulmayin.

Bugun size et yanina eslikçi karamelize havuç tarifi verecegim; evet ama bir havuc bu kadar lezzetli olabilir mi bakalim ? dediginiz duyar gibiyim...

Balli karamelize havuç:

500 gr havuç
4 dis sarimsak
1 yemek kasigi zeytinyagi
1 yemek kasigi tereyagi
2 yemek kasigi bal
1 buyukçe  portakal suyu
Bir çay kasigi kimyon
Tuz, karabiber
Havuçlari yikayip bicakla kabugunu tirtiklayin. Sekli bozulmasin havuçlarin. Boydan ikiye kesin. Bir firin kabina firin kagidi yerlestirip icine ikiye kestiginiz havuclari yerlestirin. Uzerine zeytinyagi ve bali gezdirin, kimyonu, tuz, karabiberi ve tereyagini minik minik kesip serpistirin. Portakal suyunu ekleyin. Firin kagidini bohça gibi kapatin ve onceden 180 dereceye isitilmis firinda 30 dk pisirin. Firindan alip kagidi cikarip iyice harmanlayip tekrar firin kabina koyun. 20/30 dk daha pisirin havuçlar iyice karamelize olacak. Servis tabagina alin ozellikle tavuk, ordek, hindi vs yanina çok iyi gider.

“Il me coute autant de soin pour faire une poêlée de légumes qu’un plat en sauce” diyen Caravage’i da unutmayin."


25 Aralık 2012 Salı

Noel: Görkemli bir Paris, Lunapark gibi sofralar...

Paris'te Noel...

Yılın bu zamanını cok seviyorum, o kadar güzel bir dönemi ki senenin, insani kavrayip içine çekiveriyor, aralık sonu şehir bir başka parlıyor.
Ve şehir parlıyor sahiden de...

Paris'in bir adi da bu: Ville de la lumière... Işıklar şehri...
Noel zamani daha da bir haller oluyor Paris'e, sehir resmen defile yapiyor...

Paris'in iki kıyafeti var, bir gündüz bir de gece..
O gece ışıklarıyla bezenmiş görkemli tuvaletini bir giydi mi uzerine, bakmaya, böyle, şehrin her yerine dokunmaya doyamaz insan...
Alice harikalar dıyarinda misali bir dekor.. gerçekle sanal arasında kendinize yer bulmaya çalışır, bu harika rüyadan ancak metroya bindiginizde uyanirsiniz...

Bir de herkesteki o muhteşem hediye telaşı, görülmeye değer, yaşamaya değer..

Aman aman... kimi nasıl memnun edeceğini bilemeyen, meselenin güzelliğinin hediye paketinin herkesin kendi eliyle yapilmasi gerektiğine inanan Christmas çocuklari...

Durup bir düşünün, su anda sizi de nasil mutlu edeceğini düşünen, öyle hediyeler, öyle hediye paketleri arayan insanlar var, sehrin bir yerlerinde gezinen...

Yilin en şımarık ayı olsa gerek aralık...
Kışın insanın kanını donduran soğuğuna rağmen bir sevgi ve heyecan seli...
Noel geliyor, başka bir şeye benzemez...
Nasıl bir ziyafettir o Noel sofraları...
Sadece yediklerimizle midelerimiz degil görsel ziyafetle ruhumuz doyar. ..
Peçeteler kırmızı kurdelayla bağlı, sofranın üzerinde kırmızı gül yaprakları...
Şamdanı, mumları, noel baba figürinleri...
Yiyeceklerin biri gider biri gelir, tam bir şölen...

Masanın üzeri zaten Lunapark misali, heryerinde bir renk, bir cümbüş, bir hareket, bir neşe...

Kaz ciğeri, şampanyası, istiridyesi, somon fümesi, kestaneli hindisi, "bûche" denilen özel pastasi, yine ve yine sampanyasi...

 Photo: Impossible d'en trouver une autre même que pareil que chez Mouna, ça c'est de la bûche de chez bûche ...

Noel cocuguyum ben..
Içim kıpır kıpır, gözlerim fırıl fırıl..

Ruhum ışıl ışıl...