trump hotel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
trump hotel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2013 Perşembe

Uyumayan Şehir: Las VEGAS

Nevada Bolgesi'nde, çölün ortasında kurulmus bir sehir...
Tamamen yapay. Olsun...
Her yeri ışıl ışıl, her yeri kıpır kıpır..

12 saatlik yolculuktan geliyoruz. Biraz yorgunuz ama kaç yazar...
Las Vegas'ta vız gelir tırıs gider.

Ayağımızın tozuyla akıyoruz Vegas gecelerine...




Yine yeni yeniden TRUMP HOTEL

2 sene önceki dünya turumuzda da bu otelde kalmıştık. Hatta, çevredeki kanyonları gezdik, tozduk, döndük dolaştık Vegas'tan geçerken 2 gün yine bu otelde kaldık.

İnsanların kendilerini evlerinde gibi hissettikleri yerler vardır ya, yine oraya dönmek istersiniz. Kendinizi bildik tanidik ellerde rahat hissedersiniz.
Ne nerdedir, bu otelin usulü, adabı nedir, hangi katta ne vardir bilirsiniz ve seversiniz. Trump Otel de biraz öyle oldu bizim için.

2 sene sonra yolumuz yine Vegas'a düştüğünde nerede kalacağımızı hiç düşünmedik.
Derhal Trump Otel'de yerimizi ayırttık.
Doğumgünü kutlaması falan bahanesiyle yine upgrade olup Strip'e bakan suite odayı kaptık.
Vegas'taki bütün otel odaları zaten devasa, zaten hepsi birer küçük daire.
Ama suite oda tam bir ev.
Açık mutfak salonu ayrı, yatak odası ayrı... Strip'e bakan 20 metrekarelik banyosu ayrı...


Odaya adım atar atmaz "wow effect" maximumda..
Burası otel odası değil, resmen bir daire..
Bedeninizi yatağa bırakır bırakmaz, yastıkların içinde kaybolup uykuya teslim oluyorsunuz.
Sonra oturma odasına geçiyoruz. Bayaa bildiğimiz oturma odası. Oturma odasının içinde bir banyo daha var.
Yanında full ekipmanli bir mutfak...
Odanin en sonunda, STRIP'e bakan, tam boy ve tüm duvar büyüklüğünde pencere kaplama...
Akşam olup, şehrin olağanüstü ışıkları yandığında, bu devasa pencerenin önünde bir kadeh birşey içmek ömre bedel keyiflerden...
Ve banyo... bu banyo tarif edilmez, sahiden yaşanır.
Herkesin kendi alanı, 2 banyo... Büyük bir duş, ve jakuzzi...
Evet evet banyoda kocaman bir jakuzzi var. İnsanın banyodan çıkası gelmiyor.

Las Vegas: Casino, show ve party 



Las Vegas sadece casino degil, aynı zamanda show ve party sehri...
Insanlar buralara 18 yaşına girmeye, bekarlığa veda partilerine ve hatta filmlerdeki gibi evlenmeye geliyorlar...
Türkiye'de böyle bir partiye bir daha katılırsam Vegas'ta edindiğim şahane fikirlerim var.

Bir kere "bride team" veya "groom team" diye t-shortler bastırılacak, bu şart. (Yapan vardir belki ama ben çevremde görmedim.)


Dünyanın en güzel showları buradaki devasa otellerin gösteri salonlarında sergileniyor.
David Coperfield burada show yapıyor mesela. MGM Casinosu'nda.

Oteller casino zaten. Casino'lar otel. Içiçe herşey.
Büyük showlara ve gösterilere ev sahipliği yapan aynı zamanda içinde muhteşem casinolar barindiran oteller, en prestijli en luxe oteller. Bellagio, Ceasar Palace, Wynn, Venetian.
Zengin otellerin önünde her gün ücretsiz gösteriler oluyor.
Bu gösterilerin amacı insanları bu casinonun önünde toplamak, o casinonun reklamını yapmak, içeri girip para harcamalarını sağlamak.

Bu gösterilerden en ilgi çekici olanı TREASURE ISLAND Casino'su önündeki kadın ve erkek korsanların danslı müzikli savaş gösterisi.


Ya da BELLAGIO'nun dans eden suları...


Uyumayan sehir Las Vegas: Zamani unut, çıkışı unut...

Las Vegas'a gelir gelmez enerjisi katlaniyor insanın.
Adrenalin düzeyi tavan yapıyor. Yorulmuyor.
Çünkü Las Vegas uyumayan bir şehir. Ve ona ayak uydurmani bekliyor.


Sehrin cok farkli bir isleyisi var.
Casinolarda hicbir yerde saat asılı değil. Yok. Zamanı unut.
Hiçbir yerde çıkışı bulmaya yönlendirecek bir işaret yok. Çıkışı unut.
Casinolarin ışıklandırması da hep sanki akşamüzeri 19.00 kıvamında...
Gün ışığını unut, gece olduğunu unut. Saat hep 19.00...




Hersey insanları casinonun icinde kaldirmaya yönelik tasarlanmış.
Tuvaletlerin icinde, barda otururken bile önünde ekran var.
Dışarıda dolaşırken oturacak bir yer, bir bank yok.
Dışarıda olmaya değil, herşey içeride vakit geçirmeye itiyor insanı...

Unut... Zamani unut, çıkışı unut, dışarıyı unut...

Sadece casinoda ol, oyun oyna, para harca...


Ayagimin tozuyla David Copperfield

Vegas'ta az kalsin hapse giriyorduk

Vegas'ta Sevgilimle Striptease Club

Erotik, Sehvetli, Bastan Cikartici: ZUMANITY 

Vegas'ta Poker Turnuvasi

Casinolar Caddesi: The Strip

31 Temmuz 2013 Çarşamba

LAS VEGAS: Ayağımın tozuyla David Copperfield

Hayat bazen cok sakaci oluyor. "Bu kiyagimi unutma hadi!" dercesine insana goz kirpiyor.

Las Vegas'a esas gelis nedenimiz tabi ki dogumgunum degil. Hatta asil amaç eglence bile degil. Sevgilimin is seyahati. Evet yanlis okumadiniz, Las Vegas'ta IT konferanslari...
Bu haftanin, benim dogumgunumu içine alan hafta olmasi ise tamamen tesaduf.
Dislerimin ayrik olmasinin bir nimeti. Hayatin zaman zaman bana kiyak geçmesi.


Hayat bana kiyak geçiyor, Air France'in yaptigina bak !!!

Efendim, 26 Temmuz cuma gunu itibariyle, hizmette sinir olmayan, servise sampanya ikramiyle baslayan, nefis bir Fransiz yemegi ve ardindan dondurma servisiyle devam eden, inanilmaz rahat koltuklarinda 12 saat suren son derece konforlu bir Air France seferiyle Las Vegas'a variyoruz.
Bu kadar uzun bir yolculuk yaptigimizi bile anlamiyoruz. Biyolojik saatimiz sabah 5'i gosterirken Vegas'ta aksam yeni basliyor ve biz gayet formdayiz.

Uçaktan indikten sonra bagajimizi beklerken, Air France'a ovgu ustune ovgu yagdirirken hiç beklenmedik bir surprizle karsilasiyoruz.
 
Air France benim valizimi Paris'te birakmis ! Bagajim çikmiyor, yok.
Alçak Air France !!! Bunu bana nasil yaparsin?
Evet sahane bir yolculuk yaptik, Air France olarak sahiden basarili bir havayolu sirketisiniz, evet bizi pamuklar uzerinde tasiyarak Vegas'a kadar getirdiniz ama...
Bavulumu getiremediniz kardesim !!! Ben simdi sizin hakkinizda nasil iyi seyler soyleyeyim?

2 gun sonra dogumgunum. Giyecegim elbise, ayakkabilarim, kolyelerim, kupelerim, yarinki 45 derece sicaklikta giyecegim shortlarim, bluzlarim, bikinilerim.... Hiçbirisi su anda burada degil. Uzerimdeki yol kiyafetlerimle kaldim ortada.

Ilgili birimle gorusuyoruz. Bavulunuz 2 gun sonra aksam otelinize teslim edilecek. Bu hata için çok ozur diliyoruz. Bu iki gun için ihtiyaciniz olan seyleri satin alabilir, faturasini bize getirip paranizi iade alabilirsiniz diyorlar.

Yani yarin için bir short, bir bluz, bir bikini, iç çamasiri, dogumgunum için guzel siyah bir elbise, zarif bir ayakkabi... Oooooo valla buradan Victoria's Secret'a kadar uzarim ben....
Fetis stringim Lacie'lerin her renginden 2'ser tane almazsam ne olayim ! Eeee Air France sponsor oluyor, ben ne yapayim?

27 Temmuz : Ayagimin tozuyla David Copperfield




Madonna için de ayni seyi soylemislerdi. Yok efendim yaslanmismis, eski performansi yokmus, son konserine gitmeye degmezmis de, bilmem ne. Az kalsin bu soylemlere kapilip Madonna konserine gitmiyordum. Ve hayatimin en guzel tecrubelerinden birini kaçiriyordum. Neyse ki içimdeki ses beni dogru yola getirdi. Geçen seneki yazimi okuyanlar hatirlayacaktir...

Madonna olacakmis, gulmeyin, belki yarasi var.


David Copperfield Show Tickets-2

Sevgilim pesin pesin soyluyor: "Benim David Copperfield'la hiç isim olmaz. Sen kendin git.."
Valla benim olur, kimse kusura bakmasin. Vegas'a kadar gelmisim. Dunyaca unlu Copperfield'i soyle dunya gozuyle bir gorsem ne kaybederim?

MGM Grand Casino'sunda haftanin 5 gunu saat 19 ve 21.30 olmak uzere iki sahne aliyor. Cumartesi gunleri Vegas'in kat be kat artan ziyaretçi kapasitesi uzerine, saat 16'da bir sahne daha aliyor. Cumartesi gunu 16.00 benim için biçilmis kaftan. Sevgilimle, Ceasar Palace'taki konferans çikisinda 18'de bulusacagiz. Hersey harika. Biletim bile yok daha. Olsun. Madonna konserinden beri son dakikaya kadar biletimin olmamasi durumu beni hiç rahatsiz etmiyor.

Trump Oteli'nden çikiyorum, resmi adi Las Vegas Bulvari olan, ama herkesin THE STRIP diye bildigi Vegas'in kalbi olan bulvarda MGM Casino'suna dogru yurumeye basliyorum.
Las Vegas'a bu ilk gelisim degil. Her yer tanidik, her yer bildik. Sanki Karsiyaka'da yuruyor gibi bir rahatlikla MGM'e dogru ilerliyorum. MGM, THE STRIP'in Trump Oteli'nden tamamen zit tarafinda.


Variyorum. O da ne? Biletler bitmis diyorlar.
15.00 gibi gelin belki rezervasyon iptalleri olur diyorlar. Eminim yer bulacagim, hem de en iyisinden. Tamam diyorum. Hiç panik yapmiyorum.
Vegas'taki her casinonun bir concepti var. Daha onceki postlarda casinolari anlatmistim ama bir sonraki postta yine anlatacagim. MGM'in sembolu aslan. Beklerken gidip su aslani goreyim bari diyorum.

15'te Hollywood Theater'in onundeyim.
Veeee 97 $ 'a 1. kategoride, 3. sirada, sahnenin tam ortasinda, kendim seçsem daha iyisini yapamazdim turunden bir bilet aliyor ve yerime yerlesiyorum.


HOLLYWOOD THEATRE: Oda tiyatrosundan hallice

Hollywood Theatre, nasil desem, Ankara'daki Oda Tiyatrosu kadar bir sey.
Haydi bilemedin en fazla, Karsiyaka Açik Hava Tiyatrosu kadar. Yok bile...
Mekan o kadar kuçuk ki, burada devlesemezsiniz, parlayamazsaniz, çagimizin en buyuk iluzyonisti tadinda tavirlara burunemezsiniz...
Yeni yetme stand up komedyenler bile daha sasaali yerlerde sahne aliyor... Koskoca David Copperfield burada mi çikiyor? Mekan hiç devasa ve etkileyici degil.
Ama çok sevimli. Herkes sahneye çok yakin. Cok ulasilabilir. Copperfield ve izleyiciler arasinda sahici bir iletisim hakim.



 

Zaten sahnede fazla durmuyor. Devamli izleyiciler arasinda dolasiyor. Dokunuyor. Şakalaşıyor. (Hatta arkamdan geçerken benim de sirtima dokunuyor.) Olay sadece magic bir showdan ibaret degil. Stand Up komedi tadinda. Hikayeler anlatiyor. Surekli espri yapiyor. Guluyoruz. Derken anlattigi hikayeyle ilgili hemen bir illuzyona basliyor.

Iste tam da bu interactif sahne performansi onu devlestiriyor.

Bir de gençlerden olusan 10-15 kisilik asistan bir ekibi var. Elindekileri aliyor, goturuyor. O kadar silik, yavas ve var olduklarini gostermeden hareket ediyorlar ki, hem varlar hem de yoklar.. Oyle talimat almislar yokmussunuz gibi var olacaksiniz.

Hayallerinizin peşinden gidin

En etkilendigim hikaye su oldu: Büyük babasiyla ilgili bir hikaye. Babasinin en buyuk hayali film oyuncusu olmakmis. Ancak buyuk babasi buna izin vermemis. David Copperfield ise daha 10 yasinda iluzyonist olmak istedigini soylediginde buyuk babasi yine karsi çikmis. Copperfield vazgeçmemis. Kararindan geri donmemis. 16 yasinda sahne almaya baslamis. Buyuk babasi onunla omrunun son 3 yilinda hiç konusmamis. Ancak gosterilerini hep takip etmis. Ona itafen bir show hazirlamis.
Rastgele freezbeeler atarak sahneden insanlari seçiyor.
Tamamen random, tamamen rastgele. Bazilari katilmak istemiyor freezbeeyi yine rastegele bir yere atiyor. Tamamen rastgele 3 kisi her biri ikiser tane olmak uzere 1'den 50'ye kadar rakamlar soyluyor. Bu rakamlari yanyana getiriyor. Onundeki kutuda kilitli olarak duran, dedesinin 2 arabasinin plakalari bulunuyor. Onlari çikariyor. Yanyana getiriyor.
Ve bu plakalardaki numaralar, az once tamamen tesadufi kisilerin agzindan çikan numaralar ve hatta soylenme sirasiyla...

Nasil yapıyor'u falan yok artik bu işin. Yapıyor işte !

Simdi.... onu bunu kaybetme illuzyonlarina gelince...

Efendim, hiç sakasi yok, karmasik bile degil, o kadar normal gorunuyor ki agziniz açik bile kalmiyor. Sahnede bile degil, yemin ediyorum tam 2 metre otemde, 2. sirayla 3. sira arasinda bir yerde genç bir çocugu aliyor ve sandalyenin tepesine çikariyor uzerine de bir ortu sariyor, çocugu uçuruyor, havadayken ellerini kollarini oynattigini da gosteriyor.

Yemin ediyorum 10 saniye bilemedin 15 saniye sonra ortu asagi dusuyor ve o gozumun onunde ortuye giren çocuk 10 saniye sonra tam arkamdan çikiyor... O kadar dogal bir sekilde...

Veeee... Su, meşhur, insanları kaybetme meselesi...
Sahnede oyunun bir parçası olmak mi? Oyunu izlemek mi? Zor karar...

Turkiye'ye geldiginde de çok konuşulmuştu. Hatırlıyorum.
Gözlerimle gördüm. Sahnede, hemencecik önümde, çok yakınımda. Hatta orda da olabilirdim...
Seyircilere balonlar atmaya basliyor. Herkes balonu bir ona bir buna atiyor. Tum sahnede dolasiyor. Bir anda muzik duruyor ve balon kimin elindeyse sahneye davet ediliyor.
Tam o esnada balon benim elimdeydi.
Sahneye gelmek ve oyunun bir parçasi olmak mi, yoksa oyunu gormek mi arasinda 2 saniye gidip geldim. Ve balonu baskasina firlattim.
Atıyorum. Tamamen korktuğumdan. Şimdi yapmam gereken birşey olur ve ben onu yapamam, adam herkesi kaybeder beni kaybdedemez bir de bakmışssın ben sahnede kalmışım...

Rastegele seçilen insanlar sahneye geliyorlar.
12 kisilik havada asili turan minik bir tramvay vagonu tarzi bir yere gelip oturuyorlar. Ellerine fener veriliyor. Ve israrla, hatta birkaç kere Ingilizce bilip bilmedikleri soruluyor. Ve ardindan yine uzerlerine ortu kapatiliyor.Vagon havalaniyor. Ortu uçusuyor, uçusuyor...
Derken....
10 saniyeden az bir zaman içinde bu 12 kisi ellerinde fenerler Hollwood Theater'in tam en arkasinda bir anda beliriyor.. Inanilmaz... Inanilmaz... Gozlerimle gormesem inanilmaz, gordum yine de inanilmaz...

Artik nasil yapiyordusu, nasil mumkun olabiliri falan yok bu isin.
Koskoca dunyaca unlu, zamanimizin en buyuk magicieni David Copperfield.
Yapiyor iste. O kadar. Otesi yok...

Soylediklerinin aksine David Copperfield o kadar da yaslanmamis. Son derece fit, uzun boylu, acaip genis omuzlu ve çok iyi gorunuyor. Sahne performansi, enerjisi gayet normal.
Ancak... bir parça yorgun oldugu gozden kaçmiyor.
Biraz yorgun, biraz huzunlu, biraz bikmis sanki ayni seylerden...
Ya da ne bileyim MGM Casinosu'nun en âlâ suit dairesinde yasiyor olsa da kendi evinde yasamiyor. Soyle arkadaslarini davet edip guzel bir yemek daveti veremiyor...
Biraz yorgun ama yine de o kadar dev, o kadar etkileyici bir Copperfield gordum.

Izledigim en mukemmel showlardan biri miydi? Degildi belki...
Ama yine de efsanevi David Copperfield'i dunya gozuyle gormus oldugum için son derece memnunum.

Hem sonra...

Hâyâllerinin pesinden gidebilmiş ve onu hayatin kendisine çevirebilmis insanlardan daha çok kimse beni kendisine hayran birakamaz...

 Vegas'ta az kalsin hapse giriyorduk

Vegas'ta Sevgilimle Striptease Club

Erotik, Sehvetli, Bastan Cikartici: ZUMANITY 

Vegas'ta Poker Turnuvasi

Casinolar Caddesi: The Strip

Uyumayan sehir: Las Vegas

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Las Vegas'ta az kalsin hapse giriyorduk...

Vegas, Grand Canyon'un ardindan road trip'e devam edecegimiz istikametin uzerinde kaliyor.

Vegas'ta birkac gun dinlenecegiz. Evet dinlenmek... O devasa otel odalarinda, jackuzzili banyolarinda, kocaman havuzlarinda yuzup dinlenmek...


Sevgilimin yeni sapkasi

"Aklimda kalanlar, icimde kalanlar" yazimi okuyanlar hatirlayacaktir.
Sevgilimin ona inanilmaz yakisan kahverengi, kovboy modeli bir sapkasi vardi. Sapkayi Miami'de kaybetmistik. Ve ikimiz de çok uzulmustuk. Hatta ben o uzuldu diye daha cok uzulmustum, kendimi suçlamistim neden sapkaya ben sahip cikmadim diye...
Ama, napalim... Gitti iste. Baska birinin oldu.

Utah'ta, yol uzerinde bir postaneden kart atiyordum ki, baktim sevgilim de yandaki dukkanda sapka deniyor. Yine ayni model, biraz daha acik renkli, boyle sutlu kahve gibi bir sapka.
Kafasinda gorur gormez sevdim. Hemen satin aldik.
Artik sevgilimin ona çok yakisan baska bir sapkasi var. Yasasin...

Route 66

Amerika'nin en unlu otoyolundan geçtik bugun.
Kovboylarin kullandigi bir otoyol. Bilidigimiz araba yolunda kovboylar atlariyla gidiyor. Yol boyunca sagli sollu kovboy barlari var. Arizona - Utah boyle bir bolge. Belinde silahla gezen bir suru insana rastlamak mumkun. Bir tanesinin fotografini çekmek istedim ama, pek cesaret edemedim...

Las Vegas'ta dinlenme molasi

Las Vegas'a vardik. Gelir gelmez kendimizi havuza attik. Ayni otelde Trump Oteli'nde, ayni odanin daha yuksekte olanini aldik. Kendimizi direk evde gibi hissettik, muthis bir duygu...


Road Trip boyunca yollarda kaldigimiz otellerin sinirli konforundan sonra bu odada, bu yatakta uyumak kendimize verdigimiz bir odul gibiydi. Las Vegas'tayiz ama bugunu kendimize dinlenme gunu ilan ettik. Oglen BELLAGIO otelinin bufesine kahvaltiya gittik.
Geri donup tekrar otelimizin havuzun tadini cikarmaya devam ettik. Balayi budur...

Wedding Chapels in Las Vegas

Malum, Las Vegas dunyanin en hizli evlenilen yeri.
Yol ustunde, bir mola esnasinda, casinolarda iki oyun arasinda 5 dakikada evlenebilirsin.
Wedding Chapeller her yerde...

"I have to put you in a jail"

Amerika'daki polislerin hiç sakasi yoktur. Bunu herkes bilir.
Bu gece bunu tecrube ederek te iyice ogrendik...

Dinlenmeye ayirdigimiz butun gunu havuz basinda geçirip gevsedikten sonra casinolarda son bir tur atmak uzere road trip için kiralamis oldugumuz arabamizla çikiyoruz otelden.

The Strip caddesinde keyfî bir tur attiktan sonra sevgilim sola dogru bir U donusu yapiyor. Tam yolumuza devam ediyoruz ki, ayni filmlerdeki gibi, o polis arabasinin tepesinde yanip sonen ve sinir bozucu bir dadi-dadi sesi cikartan aleti vakit kaybetmeden çalistirmis ve arkadan arabamizin dibine dogru yanasmis bir polis arabasi goruyoruz.
Sevgilim soguk kanli bir sekilde bana donup "Ne olursa olsun, senden tek bir soz soylememeni, tamamen sessiz olmani rica ediyorum." diyor.
Nerede onun sozunu dinleyecegimi, nerede kendi bildigimi okuyacagimi bilir o. Anladim. Bu seferkinin sakasi bile yok.
Polis yanimiza geliyor.
Once sevgilimden belgeler, ivir zivir istiyor ve Fransiz oldugunu goruyor.
Sonra gayet korkutucu bir tonla "Yanlis virajdan dondunuz farkinda misiniz?" diyor.
Sevgilim "Evet fark ettim, Avrupa'dan geliyorum, ilk defa Amerika'da araba kullaniyorum" diyor ama der demez o da ne kadar yanlis bir cumle sarfettiginin farkina variyor. Zira polisin zaten viraj miraj pek umrunda degil. Biraz otorite ve guc gosterisi yapmak istiyor.

"Araba kullanmasini bilmiyorsaniz ulkemde bir daha araba kullanmayin. Benim insanlarimi tehlikeye atmaniza goz yumamam.  Simdi size ceza kessem zaten Fransizsiniz, odeyip odemediginizi kontrol edemem. O halde sizi bu gece hapse atmam gerekiyor." diyor.

Hapis mi???
Bu da nereden çikti??? Balayindayiz biz. Hapis dedi, yanlis duymadim.
Tamam, bu dunya turunun bir amaci da çok farkli seyleri deneyim etmek, ogrenmekti. Ama... bu deneyim, Amerika'da bir hapishane deneyimi.... aman tanrim aklimdan neler neler geçiyor, ne siz sorun ne ben anlatayim...
Adam para mi istiyor, bizimle ugrasmak mi istiyor, yoksa sadece isini mi yapiyor?
O sirada elindeki el fenerini bana dogru tutuyor, ve bana bir bakiyor.
Kusura bakmayin, Las Vegas'tayim, uzerimde super mini bir etek, topuklu ayakkabilar ve dekolte bir bluz var.
Gayet usturupsuz bir sekilde "Bu kadin kim?" diyor.
Bu kadin kim deyisini tasavvur edebildiniz degil mi arkadaslar?
Soyle cenesiyle beni isaret ederek...
Bu kadin kim mi?
Simdi sana bir uçan tekme atarim, gorursun kim oldugunu.
Yok be arkadaslar nerdeee, sut dokmus kedi gibiyim, sevgilim oyle dedi ya, çitim bile çikmiyor. Itaatkar bir sekilde oturuyorum kenarda.
Sevgilim cevap veriyor "benim karim" diyor...
Adam feneriyle bana tekrar bir bakiyor "insanin karisi boyle olmaz, pek benzetemedim ya, hadi neyse" diye bir bakis atarak sevgilime donuyor.
"Tamam, bu seferlik sizi affediyorum. Bir hata daha yaparsaniz alirim iceriye" diyor ve gidiyor...

Ikimizin de kalbi gum gum atiyor. Once bir nefes aliyoruz.
Sonra bir sure birbirimize bakiyoruz, hic konusmuyoruz. Oyle kalakalmisiz...
Sonra tekrar birbirimize bakiyoruz. Gulmeye basliyoruz. Ama gulme krizi yani, 5 dakika oyle guluyoruz.
Sinir sistemimiz altust. Korktuk be yahu!!
Sonra blof mu yapiyordu, yoksa sirf bu nedenle bizi sahiden hapse atabilir miydi diye olayin geyigini yaparken...
Hadi diyoruz, gidip birseyler içelim, unutalim, kendimize gelelim...

Bu arada, statusunun vermis oldugu yetkiyi kullanarak, ve bunu kendi kisisel gucu sanarak, bize guç gosterisi yapmak isteyen polisin zayifligini hemen analiz edip, onu provoke etmeyerek ona istedigi zevki yasatmayan, son derece saglam bir sinir sistemine sahip sevgilime tekrar hayran oluyorum...

Son birsey...

"Sence kiyafetim biraz abarti mi olmus?
"Hayir! Harika gorunuyorsun..."

************************

Vegas'ta hapse giriyorduk
Vegas'ta Sevgilimle Striptease Club
Erotik, Sehvetli, Bastan Cikartici: ZUMANITY 
Vegas'ta Poker
Casinolar Caddesi: The Strip
Uyumayan sehir: Las Vegas


Dunya Turu (8) HAWAII

Dunya Turu (7) LOS ANGELES

Dunya Turu (6) SAN FRANCISCO

Dunya Turu (5) ROAD TRIP ( Grand Canyon, Zion Canyon, Bryce Canyon Monument Valley, Yosemite...)

Dunya Turu (4) LAS VEGAS

Dunya Turu (3) BAHAMAS

Dunya Turu (2) MIAMI

Dunya Turu (1) Balayi

15 Mayıs 2012 Salı

Dünya Turu (4) : LAS VEGAS

12 Eylul 2011 

Miami'den uçağa biniyoruz, 6 saat yolculuktan sonra Las Vegas'tayız...

Nevada Bölgesi'nde, çölün ortasında kurulmuş bir şehir...
Tamamen yapay... Olsun...

Her yeri ışıl ışıl, her yeri kıpır kıpır..

Yorgunluktan ve uykusuzluktan ölüyoruz, ama...
Las Vegas'ta vız gelir tırıs gider.

Ayağımızın tozuyla akıyoruz Vegas gecelerine...


Otel odamızda jakuzzi bile var

Önce otelimizden ve odamizdan bahsetmek istiyorum.
Bu nasil bir otel odasi boyle?
Banyoda jakuzzi bile var...
Kocam zengin mi ne?
Yok. Değil, sadece Las Vegas'taki tüm otel odaları böyle.
Burda hersey abartili, hersey XL, normal boyutlarda birşey yapamıyorlar...
Las Vegas'in tum devasa otellerinin ve buyuk casinolarinin bulundugu o meşhur THE STRIP bulvarına yakın TRUMP otelinde kaliyoruz.

Odaya adım atar atmaz "wow effect" maximumda..
Burası otel odasi değil, resmen bir daire...
Yatak aynı Miami'deki gibi King Size...
Bedeninizi yatağa bırakır bırakmaz, yastıkların icinde kaybolup uykuya teslim oluyorsunuz.
Sonra oturma odasina geçiyoruz. Bayaa bildiğimiz oturma odasi...
Yaninda full ekipmanli bir mutfak var.
Odanin en sonunda, tabi ki THE STRIP'e bakan, tam boy ve tum duvar buyuklugunde pencere kaplama...
Akşam olup, sehrin olaganustu isiklari yandiginda, bu devasa pencerenin onunde bir kadeh sampanya... omre bedel keyiflerden...
Ve banyo... bu banyo tarif edilmez, sahiden yasanir.
Herkesin kendi alani, 2 lavabo... Buyuk bir dus, veee jakuzzi...
Evet evet banyoda kocaman bir jakuzzi var.
Balayinda olmak, Las Vegas'ta olmak ve jakuzzili bir odada kalmak...
Gerisini ne siz sorun, ne ben anlatayim...
 

Las Vegas: Casino, show ve party 

Las Vegas sadece casino degil, ayni zamanda show ve party sehri...
Insanlar buralara 18 yasina girmeye, bekarliga veda partilerine ve hatta filmlerdeki gibi evlenmeye geliyorlar...
Dunyanin en guzel showlari buradaki devasa otellerin gosteri salonlarinda sergileniyor.
David Coperfield burada show yapiyor mesela.
Ben casinolar diye ayri ayri yerler var saniyordum. Degilmis.
Oteller casino zaten. Casino'lar otel.
Buyuk showlara ve gosterilere ev sahipligi yapan ayni zamanda icinde muhtesem casinolar barindiran oteller, en prestijli en luxe oteller.
Zengin otellerin onunde her gun ucretsiz gosteriler oluyor.
Bu gosterilerin amaci elbette insanlari bu casinonun onunde toplamak, iceri girip para harcamalarini saglamak.

MYSTERE (Cirque de Soleil): Ben boyle birsey hayatimda gormedim.

Ayagimizin tozuyla Vegas'ta hangi gosterilere gidelim diye dusunuyoruz.
Ve her gosterisi mukemmel, Cirque de Soleil'in, MYSTERE adli gosterisinde karar kiliyoruz.
Treasure Island Casinosu'nda.
Hem acrobatik, hem trapez, iplerde atlama, sirk, hem dans...
Tam bir gorsel solen..
Oyle bolumler var ki, odaklanabilecegimiz bir merkez yok. Sahnenin bir suru farkli farkli noktalarinda farkli seyler oluyor.
Havada asli 4 kadin  4 noktada akrobatik bir sekilde davul caliyor, sahnenin gerisinde akrobatlar atliyor, sicriyor, on planda da baska birileri dans ediyor. Dikkatiniz belli bir yerde toplanamiyor, zira ayni anda bircok sey sunuluyor.
Bir de oyle bolumler var ki, o 2 adamin birbirini tasiyarak yaptiklari insana kucuk dilini yutturacak tarz gosteriler... Iste o zaman degil baska bir yerde hareket olsun, sahnede cit bile cikmiyor...

Insan vucudunun bu kadar mukemmel ve kusursuz sekillere girip, neler yapabilecegine tanik oluyor, hayranlikla seyrediyoruz.

Uyumayan sehir Las Vegas: Zamani unut, cikisi unut...

Las Vegas'a gelir gelmez enerjisi katlaniyor insanin.
Adrenalin duzeyi tavan yapiyor. Yorulmuyor.
Cunku Las Vegas uyumayan bir sehir. Ve ona ayak uydurmani bekliyor.

Sehrin cok farkli bir isleyisi var.
Casinolarda hicbir yerde saat asili degil. Yok. Zamani unut.
Hicbir yerde cikisi bulmaya yonlendirecek bir isaret yok. Cikisi unut.
Casinolarin isiklandirmasi da hep sanki aksamuzeri 18.00 kivaminda...
Gunisigini unut, gece da oldugunu unut. Saat hep 18.00...
Hersey insanlari casinonun icinde kaldirmaya yonelik tasarlanmis.
Tuvaletlerin icinde, barda otururken bile onunde ekran var.
Disarida dolasirken oturacak bir yer, bir bank yok.
Disarida olmaya degil, hersey iceride vakit gecirmeye itiyor insani...

Unut... Zamani unut, cikisi unut, disariyi unut...
Sadece casinoda ol, para harca, oyun oyna...


Vegas'ta hapse giriyorduk

Vegas'ta Sevgilimle Striptease Club

Erotik, Sehvetli, Bastan Cikartici: ZUMANITY 

Vegas'ta Poker 

Casinolar Caddesi: The Strip

Uyumayan sehir: Las Vegas



Dunya Turu (11) BALI

Dunya Turu (10) HONG KONG

Dunya Turu (9) JAPONYA : Kultur farki diye ben buna derim.

Dunya Turu (8) HAWAII

Dunya Turu (7) LOS ANGELES

Dunya Turu (6) SAN FRANCISCO

Dunya Turu (5) ROAD TRIP ( Grand Canyon, Zion Canyon, Bryce Canyon Monument Valley, Yosemite...)

Dunya Turu (4) LAS VEGAS

Dunya Turu (3) BAHAMAS

Dunya Turu (2) MIAMI

Dunya Turu (1) Balayi