28 Şubat 2018 Çarşamba

Chinese New Year

Bir Dragondur gidiyor...

Singapur'un en onemli organizasyonu Chingay 2018'te gerçeklesecek dragon dans performansi için gonullu araniyor ilanini gordugum anda gonulden yazdirdim adimi dragona..

Bir Dragondur gidiyor. Guce dair ne biliyorsak yukledik dragona...
Game of Thrones'a fazla mi kaptirdik kendimizi acaba? Khalessi'nin gucu basimizi dondurdu, bizi bizden aldi, almadi mi?
Yoksa zaten dragon senesinde dogarak bir gonul bagi mi kurduk, bu gerçek olamayacak kadar masalsi, yakip yikan, kendinden baska bir guç tanimayan bu yaratikla?

Bir Dragondur gidiyor...
Sanki butun yollar ona çikiyor.
Spor musabakalarina olan ilgimi, sevgimi herkes bilir.
Su donemdeki aktif tum profesyonel sporcular içinde oyle biri var ki bayiliyorum ona, olup bitiriyorum, sirf onun için o kadar istedim ki Avrupa Sampiyonu olmalarini... Tarihlerinde bu bir ilk. Oldular!.
(Bir seferinde soylemistim, butun dileklerim gerçeklesir benim. Bunu en iyi ugur bocekleri bilir..)
Sen bir adam sev, ve onun da lakabi Dragon olsun. Bilmiyordum. Sampiyon olduktan sonra ogrendim.
Yuh!!! derler adama. Ama demiyorum. Dragon çagiriyor sadece. Biliyor.

Dragon çagirdi. Chingay 2018 geçidinde onu tasiyanlardan biri olmami istedi.
Mesakkatliydi biraz, 2 ay boyunca her hafta çalismasi vardi. Gittik, geldik.
Benden baska yabanci yoktu. Ve hatta butun çalismalar Cince oluyordu, sadece benim için Ingilizce konusuyorlardi. Onemi yoktu. Dragon ordaydi. Butun bunlar zaten onun için degil miydi?

Gun geldi çatti.
One Nation, One Singapore anonsu altinda, bizler dragonun vucudunun altinda basladik yurumeye.
Herkes alkisliyor, biz elimizde sopalar dragonu tasiyoruz, yuruyoruz. Isiklar yaniyor, sonuyor, muzikler degisiyor. Biz yuruyoruz. Gosteri alani yikiliyor, belli ki herkes çok egleniyor.

Ozlemin cemresi ilk o aksam dustu kalbime...
Singapur'a geldigimden beri Paris'i hiç ozlemedim, burada mutluyum diyordum.
Mutluyum mutlu olmasina ama... Cok ozlemisim...
Stad yikiliyor. Biz yuruyoruz. Herkesin yuzunde tebessum, pasparlak bir gurur...
Benimse aklimda baska yerler, baska dusunceler vardi.
Neredeydim, burasi neresiydi, bu insanlar kimdi, ben su anda ne yapiyordum, bu Dragon da neyin nesiydi?... Elimdeki sopayi orada oylece birakip gitmek, kosmak geldi içimden. Koskoca dragon bu, sirf ben bir sopayi biraktim diye yikilacak hali yok ya? O degil mi tas ustunde tas birakmayan?  Vazgeçtim.
Dragon'un kafasinin hemen altindaki sopaydi tuttugum. Birakip gidemezdim, soz vermistim bir kere sonuna kadar tasiyacaktim. Oyle de yaptim. Insanlar verdikleri sozler, onlara duyduklari sorumluluk kadar olçulur. Bu, bugun olmasa, bir gun bir baska yerde ayaginiza dolanir. Onemli olan kuçuk çalimlari atmak degil.

Bir Chinese New Year canli canli yasayarak gelip geçti.
Bende çok daha coskulu buyuk duygular uyandiracak sandim, oyle olmadi. Onun yerine baska duygular uyandi.

Uyanan Dragon degil. Aman onu elemeyin.
Uyanmasin...